Thursday, October 2, 2014

Gök kuşağı

Büyüyor insan.
Ama zamanla değil.
Yaşadıkça. Gördükçe. Hissettikçe.
En çok da çıkmazlara girdikçe, ve o çıkmazlardan çıkabilecek yolları zorladıkça.
Neyse sonuçta bir kez daha şu söze hak veriyorum ki 'zaman sadece armutları olgunlaştırır.'

Korku duvarını aşmak cümlesini ya da deyimini ilk kez Gezi ile ilgili yazılarda okumuştum. Çok anlamlı gelmişti. İnsan hayatının bi çok evresi veya korkusu için kullanılabilirdi. Aslında benim de çok fazla kullandığım bir betimlemedir 'duvarlar örmek' görünmeyen duvarlar.. Görünmemeleri, insanın kabul etmemesinden kaynaklı. Bir şeye tosluyorsun her daim ve fakat neye? Görmezlikten geldiğin bir şeye!

İşte onu görebildiğin an! O duvarla ve korkuyla yüzleştiğin an!

Bir kaç gün geçti.. ben korku duvarını aşalı.. ve aslında korkacak hiç bir şey yokmuş diyeli.. içime sular serpileli.. sadece bir kaç gün..
Şimdi bakıyorum da.. gitmiyorsun. Bırakıp da gitmiyorsun. Ben gidiyorum desem de gitmiyorsun. Belki benden daha sağlam duruyorsun. Bilmiyorum. Bildiğim bir şey var, o da gitmediğin.

30 yaşında bir kadın olduğunda, anlıyorsun, hayatındaki bir çok şeyi sevdiğin erkeğe rağmen ama yine sevdiğin erkek için yaptığını.. yerle bir olup bütün organların çalkalandığında bir tek kalbinin geri adım atmadığını, kendinden emin bir asker gibi kalan son kale olduğunu.. ve istediğin cevapların hiç bir kişi de değil, hiç bir kitap da değil, kalbinde olduğunu.. Yani, 30 yaşında bir kadın olduğunda anlıyorsun o kalbin değerini.. O kalbe, kalplere iyi bakman gerektiğini..

Öyle dalıp kalıyorsun sonra, bakıyorsun ellerine, sigarayı tutuşuna, içine çekişine.. Sonra kokluyorsun biraz, o da seni kokluyor.. sade koklamak, bazen dokunmaktan daha iyi hissettiriyor.. Dokunmaksa uçsuz bucaksız bir şey, sanki hiç altından tam olarak geçemediğin bir gök kuşağı..

Benim duvarımın ardında gök kuşağı vardı..




Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...