Wednesday, July 16, 2014

Ahşap masa - II

II

Taşındığım sokağın adı Yasemin. Sanma ki güzel kokular yükseliyor sokağımızdan. Mahallede insan nüfusundan çok, büyük karasinek var. Onlar verse kirayı, vergiyi falan yeridir. Bizden çok oldukları kesin. Evime dönen kaldırımda yürümeye korkuyorum, zira yanından geçtiğim ağaçlardan bir sinek bulutu havalanıyor. Kara ve uğuldayan bir bulut. Bir şeyi görmemezlikten geldiğin zaman o şeyin giderek büyüdüğüne emin olduğumdan, elektriği ve suyu üzerime almadan daha, belediyeye gittim taşınmamın ertesinde. Veterinerden bir ilaçlama desteği istedim mahallemizin yeşillik bölgelerine ve bir de dilekçe yazdım çöp konteynırı rica eden. Ardından Katmandu’ya gittim. Katmandu’da ne işim var? Kısmını işimle ilgili bilahare yazacağım. Kısacası, ben evde yokken belediye çöp konteynırını getirmiş. Akepenin belediyesi ve fakat adamlar getirmiş koymuş çöp konteynırını bizim kapının önüne. Mahallenin kadınları inmişler aşağı, biz istemiyoruz bunu burada diyerek aşağı kadar itelemişler çöp kutusunu. Bunu anlatan, benim üst komşu. Müşerref teyze. Diyor ki “a kızım, senin çöp konteynırı oldu üvey evlat!” Apartman kapılarının önü çöp poşetleriyle dolup taşanlar, kapaklı bir konteynırı ‘koku yapacak, sinek yapacak’ bahanesiyle istememişler. Sinek basmış basacağı kadar, gören yok. Feminist damarım kabarıktır, hemcinslerimi desteklerim ve fakat gerizekalılığa gelemiyorum. Hala aynı sinirle dolaşırken çarşıdaki işimi hallettim, eve geri döndüm. Anahtarla dış kapıyı açmaya çalışıyordum ki, karşı apartmanda bir kadının aşağı halı silkelediğini gördüm. Yıl kaç diye bir düşündüm. Ve hatta kaçıncı yüzyıldayız acaba? İlk halı da laf etmedim, ama ikincisini aşağı sarkıttığı an “mahalle pislik içinde bir de halı silkeliyorsunuz, kaçıncı yüzyılda yaşıyorsunuz? Süpürge yok mu evde süpürge? Süpürün bir zahmet halılarınızı evde!” diye bağırdım aşağıdan yukarı. Kadında yukarıdan aşağı bağırdı bana, daha doğrusu bir şeyler geveledi. Dinlemedim zaten. Ne demiş olabilir ki en fazla? Aynı Tarkan’ın şarkısındaki gibi huzur istiyor insan, bari mahallesinde. Bari İstanbul’da yaşadığımıza bin şahit isteyen, şehrin en sosyal kısmına hep uzaklarda kalan şu semtimizde verdiğimiz 1.000 lira kiranın bir anlamı olsun. Ya da gidelim Yasemin Sokak ismini değiştirelim, Kara Sinek sokak yapalım, gerçeği herkes bilsin. 

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...