Skip to main content

Fok Adası

Çok huzurlu ve sessiz, ama güçlü ve şaşırtıcı, kendine özgü ve büyüleyici bir andı benim için..Onları gördüğüm an.. 

False Koyu'ndan tekneye bindik, 15 dakika yol gittik, bulunduğumuz deniz ve hatta okyanus tam olarak hangisinin sınırları içerisinde bilemiyorum, Hint Okyanusu'mu, yoksa Atlas Okyanusu'mu? Ardından, görmek istediğim yerdeydik. Uzaktayken karınca gibi görünen foklar, adaya yaklaştıkça daha büyüleyici gözükmeye başladı. Bazıları yüzüyor, bazıları ortalıkta dolanıyor ve ama çoğu güneşleniyordu. Koyulu açıklı kahve postlarıyla, Güney Afrika Kürklü fokları.. Capetown'a yakın bir ada da. Onlardan başka kimse yok, ve adanın üzerinde en az 500 bin fok. Su mavi, ada beyaz, onlar kahverengi. Doğa olması gerektiği renklerde.. ve çok huzurlu.. 

Ormanlarda gezmeyi, yürüyüşü, çadır kampını, sabahları kuş sesini geçtim ağaç uğultusuyla uyanmayı hep çok sevdim. Fakat, teknenin içinden onları izlediğim an, benim hayatımın en büyüleyici anıydı belki de. 

Ve evet çok huzurlu ve sessiz, ama güçlü ve şaşırtıcı, kendine özgü ve büyüleyici bir andı benim için. Şimdilerde, kendimi gergin, huzursuz ve başa çıkamayacakmış gibi hissettiğim anlarda.. sakinleşmeye çalışırken onları düşünüyorum. Aynı zaman diliminde, yani şu an, o adadaki sessizliği, fokların sakinliğini düşünüyorum. İçimi huzurla doldurmak için tekrar, o adadaki -hayatımda başka hiç bir yerde görmediğim- huzuru anımsamaya çalışıyorum.. 




Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…