Wednesday, December 11, 2013

Derin nefes

Çocukken olurdu böyle bana arada sırada. Derin nefes alamazdım. Çok net. Derince içimizi çekeriz ya, sanki alveolleri hissedercesine. Arada bir yani. Devamlı değil. Hüp diye çekeriz içimize ve hapsederiz ta derine. İşte bu garip hal, çocukluğumda olmuştu ilk. Arkadaşlarım koşturuyordu, ben koşarken derin nefes alamadığımdan, durup ellerimi kasıp, göğüs kafesimi açabildiğim kadar açıp, hakkım olan havayı teneffüs etmeye çalışıyordum da olmuyordu. Korkmuştum hatırlıyorum, annemlere söyleyememiştim. Sonra zaten geçti gitti..

Ta ki, yaş 27 olup hostes olana kadar, ve hatta hostes olalı 1 yılı geçip de en az 10 saatlik uzun uçuşlara başlayana kadar.. Off dedim kendi kendime, yapma bunu bana, zaten uçağın içinde oksijen biteyazıyor ve fakat yol bitmiyor. Ben de derin nefes alamazsam, kalp çarpıntısı falan derken çok fazla uzun uçuş yapmadım.. Geçti, gitti diyeyim..

Ta ki, düne kadar.. sıkıyorum ellerimi, genişletiyorum göğüs kafesimi genişletebildiğim kadar, olmuyor..

1 comment:

Özlem Sayin said...

Bana Ananemi kaybedince oldu ilk... Bir kaç ay geçmedi. ilk günler sürekli sonraları seyrek.
Şimdi ne zaman sıkılsa içim, ne zaman kaçıp gitmek istesem geri geliyor... İçten içe kendimizi cezalandırıyoruz gibi sanki.

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...