Friday, December 20, 2013

Grev Günlükleri - 4: Bitti!

Grevimiz bugün bitti.
Ya da bitirildi.
7 ay 4 gün.
Çok fazla soru işareti, çok fazla dedikodu, çok fazla yalan.
Fakat çok büyük bir deneyim. Paranın hayatındaki yerini öğrenmek, senin çevrendeki insanların senin paranla veya refah düzeyinle ilgili davranış şeklini fark etmek.. bunlar da edindiğim ilginç izlenimler oldu.
Bugün biz kazandık mı? Sanmıyorum. Yola çıkarken en azından solcu bir sendikamız vardı, bugün o da yok. Artık sarı bir sendika var, havacılık sektöründe. Alakadar olmayanlar bilmeyebilir, sarı sendika demek, işveren yanlısı sendika demektir.
Grev ile ilgili düşüncelerimi merak edenler fakat bunun yanında daha çok sorgulayanlar oldu. Ama asıl önemli olan kendi hayatlarını sorgulamalarıydı, onlara verdiğim bazen gergin bazen sabrımın sonunda olan cevaplarımla aslında amacım biraz onları kendilerine de döndürmekti.
Mesela sen..
İşçi misin? Büyük ihtimalle öylesin. Daha mantıklı bir soru sen işçi olduğunun farkında mısın? Çünkü çoğumuz bunu greve çıkınca fark etti.
Evet, işçisin.
Peki, sendikan var mı? Büyük ihtimalle yok. Neden?
Bugün, Uluslar arası Çalışma Örgütü'nün örgütlü çalışmalarla ilgili sözleşmesini imzalamış, ve uluslar arası sözleşmeleri hukuk normları içerisinde kendi yasasında bile yukarıda olan bir ülkede neden sendikalardan bihaber insanlar? Neden işverenlerin, sendika kurulum aşamasına müdahil oldukları her engel devlet tarafından kaldırılmıyor. Madem ki imzayı bastınız ILO'da.
Ve sen, sendikan olduğu zaman neler kazanacağını bilmiyorsan, zaten hiç bir zaman sendikan olmaz.
Beni sorgulamadan önce, çuvaldızı kullanmalısın.
Yani, uzun lafın kısası, ben çok şey öğrendim bu süreçte. Hayat öğretiyor zamanı gelince. Kendimi kitap kurdu sanan ben, roman kahramanları içinde kaybolmuşum. Okunması, değerlendirilmesi, ve insanı olgunlaştırması açısından çok değerli deneme, araştırma, hukuksal verileri okumamışım. Ben okumuyormuşum.
Peki, bugün biz kaybettik mi? Hayır. Ben kazandığım bunca şey varken, nasıl kaybettim derim?
Nedir yani, sen şunu bize bir özetle o zaman, derseniz eğer.. Brecht'in bir cümlesi yeter..

(...)haksızlığı haklı kılmaz onunla savaşanların yenik düşmesi,
çünkü, yenilgilerimiz,
Bizlerin, alçaklıkla savaşanların sayıca azlığımızı kanıtlar yalnızca.
Ve, siz, seyirci kalanlardan tek beklediğimiz, utanç duymalarıdır hiç olmazsa..

Bu süreçte, seyirci kalmayıp, desteğini hissettirenlere içten teşekkürler, benim için çok önemliydi, çok değerliydi.

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...