Thursday, August 1, 2013

1000yüz1insan

"(...) Aptal bir oyun oynuyorsun. Avunmak için, saklanmak için, kendini haklı göstermek için. Sıradan insan karşılaştığı her zorlukta, her sorunda, yüzleşmek zorunda kaldığında bahanelere, başkalarına, kendi dışındaki etkenlere sığınır. Sen de öyle yapıyorsun. Kendi yarattığın gerçekliklerinle, gerçeğin üzerini örtüyorsun."

Bazı insanlar, sözleriyle, sizin omzunuzu sıkıca tutar ve sarsar. Aynur Alkan ile buluşacaktım bugün. Jakarta uçuşundaki purserım. Sohbet ettiğimiz kadarıyla kitap okumayı sevdiğini fark etmiştim, sırf bu yüzden evden çıkmadan önce kitaplarıma bir bakış atmıştım; ona götürebileceğim? hediye edebileceğim? bunu okuyun diyebileceğim daha doğrusu demem gereken bir kitap var mı diye. Kitaplığıma bir çırpıda baktığım için, elim boş gittim. Ve fakat çok içten düşünmüş olmalıyım bunu, Aynur hanım, kendisinin etkilendiği bir kitabı bana hediye etti buluşmamızda. Bin Yüz Bir İnsan/ Aret Vartanyan

Aşktan uzak, inceliklerden uzak, koşturmaca içerisinde, stres ve sonuçlarıyla boğuştuğumuz günlerde.. devamlı koştuğumuz ama bir türlü yetişemediğimiz bu düzende.. bu karmaşa ile başa çıkabilmemiz için bir çok öğreti ve felsefe var. Bunların bir kaçını anlamaya çalıştım. Daha benim özüme en çok uyanı bulamadım. Ama bugün şunu fark ettik: Bu öğretilerin peşinden giden, anlamaya çalışan, kendini açanlar genelde, büyük bir çoğunlukta kadınlar.. yani bu öğretileri verenlerin müşterileri kadınlar. Fakat öğretiyi veren kişi, genelde erkek. Nedendir bilinmez.

Kısacası, Aynur Hanım'la keyifli sohbetler de edildi, sert eleştiriler de yapıldı (onun tarafından).. Teşekkür etmek lazım, en kısa zamanda, bir kitapla..

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...