Friday, September 14, 2012

Havai fişekleri ve terör

Öğrendim ki yaşanılan kötü şeylerin .. kötü ve güçlü anların travmaya dönüşmemesi ve o travmanın güçlenmemesi .. içten içe seni yiyip bitirmemesi.. dakikalarca günlerce ve aylarca büyütüp inşa ettiğin vücudunu ve beynini ele geçirmemesi için onu yani o kötü şeyleri birilerine anlatman gerekiyor. Pskiyatristler işte bu yüzden var. Aklı başında arkadaşların yerini tutmak için.. 
.. ve dediğim gibi anlatmak gerekiyor, anlatmam gerekiyor ki; daha fazla aptal ve gereksiz havai fişeklerinden korkmayayım..

İlkokul 4. ve 5. sınıfı Hakkari'de okudum. Babam asker olduğu ve tayini oraya çıktığı için. Kutularla dolu bir ev vardı, bizim evimiz. Siyah beyaz bir televizyon hatırlıyorum. Yol yorgunluğundan ben erkenden uyumuştum ama ailem daha ilk geceden terörle karşılaşmıştı. Oraya taşındığımız ilk gece çatışma olmuştu. Çatışma, yani etrafımızdaki dağlardan tepelerden belki evlerden bizim lojmanımıza doğru ateş etmeleri.. böylelikle orda yaşamanın ilk kuralını öğrenmiş olduk; silah sesi duyduğunda evin ışıklarını söndür.. ki nişan almasınlar!
Voltajlar hep düşüktür Hakkari'de, ya da belki de sadece lojmanda öyleydi. Ama fırın çalışıyorsa ışıklar doğru düzgün yanmazdı, iki odanın ışığı yanıyorsa üçüncüsü yanmazdı. Dolayısıyla biz de hangisi açık hangisi kapalı unuturduk. Bir gece yine silah sesleri duyduk, çatışma başladı, tabi ki tüm lojmandakiler ışıklarını kapattı böylelikle bizim evdeki voltaj arttı evin tüm ışıkları yandı. Annem bizi arka odaya götürdü ve ışıkları kapatmak ve bunu çömelerek yapmak, ayağa kalkmamak için gayret sarfederken bir yerlerini bir yerlere vurdu tabiki.. Ve yanımıza geldi, babamsa silahını alıp evden çıktı.
babamsa silahını alıp evden çıktı..
babamsa silahını alıp evden çıktı..

O an gözümün önünden gitmiyor, sanırım hiç de gitmeyecek. Benim babam geri döndü, ama dönmeyenler oldu. Apartmanın arkası delik deşikti. Küçük gözlerimiz birbirine bakardı dolabın içindeyken ablamla.. Karanlıkta. Ablam çok merak ederdi dışardan olup biteni, pencereden bakmak isterdi hep. Bir keresinde baktı da, ve gördü izli mermileri.. 'deniz! arkasında iz bırakıyor, kırmızı iz, yıldız kayar gibi'

Bunların üzerinden çok zaman geçti. Ama hala aynı yerdeyiz, şimdi ben burdayım ama biliyorum ki o lojmanda korkup yatağın altına saklanan bir kız çocuğu var ve babasını beklemek, babasının dönmesini beklemek onu bilinçaltına kazınan en güçlü anlardan biri olacak.

ve ben korkmasam da havai fişekleri kuşları öldürmeye devam edecek!



No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...