Wednesday, September 26, 2012

74

Bugün gördüm ki yıllar, aylar, günler belki de 'zaman' değil de YAŞANILANLAR nasıl da uzaklaştırıyor birbirinden iki insanı... 50 yıl evli kalmışlardır.. Hala evliler.. ayrı odalarda.. kadın 'hayatım' diyebiliyor HALA. Adamsa ona arada ismini söylüyor, arada 'teyze' diyor.. Ayrı odalarda zaman akıp geçiyor.. Zaman değil de YAŞANILANLAR öldürüyor belki de birşeyleri.. Aşık olduğundan dokunmadan duramayan iki insan evladı nasıl oluyor da 50 yıl birlikte geçen zaman diliminde bu kadar itebiliyor birbirini ve bir odada aynı televizyondaki dönen şeye bakmakla - sırf diğeri istediği için bakmakla- yetinemiyor. Önemli olan televizyon mu? dizi mi? dizide ne olduğumu? maç mı? hiç biri. Önemli olan bir diğeri! senin diğerin! yani o kocaman yüreğin var ya, hani zor zamanlarda meraktan, endişeden şişen. Güzel zamanlarda mutluluktan şişen. Ama hep şişen şiştikçe kan pompalamaya devam eden o KOCAMAN KALBİNİ AÇTIĞIN İNSAN, o kocaman kalbini açıp seni BELKİ DE darmadağin etmesine izin verdiğin insan! İşte önemli olan o! Diğer 6 milyar insana arkanı dönüp, yüzünü sadece ona dönebildiğin insan! Nasıl olur da onun yaşlanmış gözlerinde, yüzündeki çizgilerde hatırlamıyorsun YAŞANILANLARI. 74 yaşında başka ne mutlu edebilir insanı..

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...