Sunday, August 12, 2012

22/11/63



Heinz* 57 çeşidi olmasıyla meşhur bir sos
- Martin Luther King _ James Earl Ray (1968)
-JFK _ Lee Oswald
William Manchester (?)
"Occam'ın Usturası" ; ihtimaller eşit olduğunda, en basit açıklama doğru olandır.

(...) ama sıra tarih denen nehre geldiğinde, en önemli dönüm noktaları süikastlerdir; başarılı olanlar ve başarısız olanlar. Avusturya arşidükü Franz Ferdinand'akli dengesi yerinde olmayan Gavrilo Princip tarafından vuruluşu I.Dünya Savaşı'nı tetikledi. Diğer taraftan Claus Von Stauffenberg 1944'te Hitler'i öldürmeyi başaramadı- çok yaklaşmıştı ama olmadı - savaş devam etti ve milyonlar öldü. sf. 64

**Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.**

~ Glen Miller / In the mood

Metodist (?)
Kızılhaç (?)

(...) 1958'in sosyal coğrafyasında; savaş denildiğinde kast edilen II. Dünya Savaşı'ydı; çatışma Kore demekti. Güneyde Jim Crow'un sözü geçiyordu. Moskova' daki en büyük tehdit Nikita Kruşçev'di. Washington'da ise Başkan Eisenhower takdirleri topluyordu. sf.180

'Paul Bowles' romanlarındaki kabuslardan fırlama şehirler

[müzik grubu; Conway Twitty, Ferlin Husky]
~Troy Shondell/ This time
~Ritchie Valens/ Ooh my head
~Doug Sham/ She's about a mover
~Angels/ My boyfriend is back

Rock n' Roll
~Dovells
~Johnny Burnette
~Lee Dorsey
~Chuby Checker

*Edwin Walker 

"(...) geçmişte şimdikinden daha iyi olan şeylerden biri daha .. telefon kulübesinin duvarına yaslanıp -SİGARA İÇERSENİZ VANTİLATÖRÜ ÇALIŞTIRIN- yazısına baktım.(...)

---

"(...) Jake bana gelecekle ilgili güzel bir şey söyle.
Aklıma çok az şey geldi. Cep telefonları?Hayır. İntihar bombacıları?Hayır. Eriyen kutuplar?şimdi bu konuyu açmamak en iyisi. Sırıttım. Bir fiyatına iki tane vereceğim. Soğuk savaş bitti ve bir siyah başkan seçildi.(...)"


---

"(...)çalkalanmış bir kola şişesi gibi hissediyorum anlıyor musun? Anladığımı sanıyordum ama nazik davranıp ne demek istediğini açıklamasını rica ettim. Beni içeri götürmeni ve kapağımı açmanı istiyorum. Kollarını havaya kaldırıp gerindi. Sütyenini takmaya zahmet etmediğinden, bluzuna rağmen akşam ışığında uçları ufak noktacıkları andıran göğüslerinin yukarı kalktığını gördüm. Bugün geçmişi yaşamak istemiyorum dedi. Bugün sadece köpürmek istiyorum.(...) "


---

Ev, ayın yükselişini ve uyuyan toprakları seyretmek istediğinizde, manzarayı paylaşmak için yanınıza çağırabileceğiniz birine sahip olmaktır.

Friday, August 10, 2012

lütfen..

Bacağıma konan sinek bahanem oldu, sakinleştiremediğim ellerimi kullanmak için. Kanadı biraz , olsun. - Ben de sana zarar vermem, ellerim gitmez sana.- Öyle güçlü anlarda çıkar meydana, çocukluğunda bilinçaltına gömdüklerin.. aldığın her bir yara, yüzleştirir seni kendinle.- Evet -, dersin, -demekki çok iz bırakmışsın bende baba.- Anlaşılmaz cümleler, kelimeler ve ekler ve mecazlar değil vermek istediğim. Söylemek istediğim yoğunbakıma girdik, babaannem de öyle. Biz de. Babaannem çıkamadı. Biz oksijen almaya devam ediyoruz. Aldığım nefes öksürtüyor bugünlerde beni. Beynimi yiyen soru işaretlerimi senin omuzlarına bırakmış olabilirim. Ama büyük omuzların var. İstiyorum ki onları da al, bin arabana, uzaklaş, sür sür sür.. bizden çok uzağa, bırak gel. Gelmesinler geri, üşüşmesinler beynime.. Genelde senin söylediğinin tersine - ben bu yazıyı tek tek düşünerek yazdım, ve yazı sadece seninle ilgili.. -
Bu kez, lütfen..

Wednesday, August 1, 2012

..

bazen böyle olur. susarsın. kocaman bir fermuar. tır tır tır.. kapadın gitti. geriye kalan tek şey anlamsız gözlerin.. yanında olamayanlar için artık onlar da yok.. 'evet iyiyim, her şey süper' çünkü kendini anlatmaya çalışmaktan sıkıldın. anladın ki anlatamayacaksın.. senden istenen tek şey temizlik yapman, işe gidip gelmen, hayatına kendi başına devam etmen.. suya sabuna dokunmadan.. kimseyi zorlamadan.. ona da söylemekten vazgeçtin, diğerine de söylemekten vazgeçtin.. yanlış anlar şimdi.. tartışmayalım şimdi.. geçer yakında.. gider yakında.. gelir yakında.. bekledin, limitlerini zorladın. limitlerini tanıdın. çok yoruldun. gözlerin kanlandı.. sıkıldıkça kitapçıya gittin.. aldın kitapları koydun eve, bekliyorlar seni şimdi oku diye.. okuyorsun zaten sen de hiç acımıyorsun, çünkü biliyorsun ki bu hayatta en iyi yaptığın şey 'kitap okumak'.. gayet sakin ve zararsız oluyorsun.. kitabını okuyorsun, atarax ını içiyorsun, uykuna dalıyorsun.. aynı senden beklenen gibi.. 'büyük cümleler kurmadan, suya sabuna dokunmadan..'
iyi uykular.

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...