Skip to main content

long day is OVER

Uzun gün diye buna derim ben..
Bugün 24 saat değil.. 29 saatti.. bitmek bilmeyen bir 29 saat..
Moğolistan'ın başkentinde başlayıp, İstanbul'da biten , ve ama bir türlü bitmek istemeyen bir koca gün..
Kendimi anlamsız, terli, çirkin, kötü hissettiğim bir 29 saat.. 
Kendimi uzak hissettiğim hatta gerçekten uzak olduğum 29 saat..
Gülümsemek bazen kaşları çatmaktan daha zor olabiliyor.. 
Kaşların arasıysa yol yapmış zaten, çatılmaktan.
Norah Jones dinleyelim o zaman 'long day is OVER'
Bugün canımızı sıkan herkes için olsun bu şarkı, onlar bilmeseler de..
(Mikrofonumu özledim)
Tüm inatlarına, çatık kaşlarına ve yapmacık sırıtışlarına gönderelim bu şarkıyı..

**
Ama bazen sadece elinde güzel bir kitap* olması
ve hatta onu da sana güzel bir insanın almış olması.. 
 değiştirebiliyor 5 dakikalık dünyanı.
Alıyorsun bilmem kaç sayfalık kitabı eline,
koyuyorsun kahveni yanına
dönüyorsun sırtını dünyaya..
Diğer herkes arkanda kalıyor.
Bir kitapla dünyaya meydan okunabiliyor 
'umrumda  değilsiniz!' diyemesen de dışından!
İçinde dağlar devriliyor, sesleri duymak için kulakların içinde kulak gerekiyor.


*Stephen King - 22/11/63

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…