Skip to main content

Papa VIII. Urban Galileo'ye karşı

Şimdi size bir soru, Galileo nasıl öldü?
...........
.....
...
.
Hayır, idam edilmedi. Nedense böyle bir hafıza yanlışı var hepimizde. Çok garip. Ama Galileo eceliyle öldü, mahkum edildiği evinde 4 sene ardından.
Büyük isimlerden - Einstein, Kopernik vb.- en çok ilgimi çeken ve hikayesini en fazla bilmek istediğim Galileo hakkında okuduğum kitaptan notlar:
Carl Stamitz/ Vivaldi / Three Mile adasında yaşanan nükleer kaza /San Pietro Kilisesi / Grand Canyon
Mimar-Michelangelo,Rafuello, Bernini,Sangalio, Bramante

Papa VIII. Urban ( ailenin arması arı şeklinde)
Galileo - Toscana grandükünün saray gökbilimcisi ve filozofu.

İtalyon filozof Giordano Bruno engizisyon mahkemesi kararıyla yakıldı .. ( gökyüzüne dair fikirleri nedeniyle )


Index librorum prohibitorum = Katolik kilisesi tarafından yasaklanmış kitaplar listesi
*Galileo'yi 10 kardinal yargıladı (1633) Papa VIII. Urban orda değildi. Kardinallerden sadece 7'si kararı imzaladı. Galileo'nin deyişiyle; doğanın kitabı matematiğin diliyle yazılmıştı, ayetlerle değil
*Yargılanmasına dayanak noktası oluşturan 'Diyaloglar' kitabı
Her ikisi de (Galileo - Urban) Floransa'da doğup büyümüş ve Pisa üniversitesinde okumulardır. Galileo - tıp, Urban - hukuk
İspanya Kralı X. Alfonso "Eğer tanrı benden bir öğüt isteseydi, daha basit bir sistem önerirdim."(Ptolemaios' un gün merkezli güneş sistemi hakkında)
"bütün evreni aydınlatan ışık kaynağı için merkezden daha iyi bir yer olamaz." Copernicus - gün merkezli gün. sist.

-Galileo, Copernicus, dairesel yörünge hareketi inancı
-Kepler, eliptik yörünge hareketi

Diyaloglar (Konuşmalar) , [Salviati, Sagredo, Simplicio] 
Salviati: Galileo
Simplicio: Gelileo'nin yaşamı boyunca mücadele ettiği bütün muhaliflerin bir bileşimi. 

Dünyanın döndüğüne kanıt gel-git hareketleri ( Galileo'nin kanıtı) - yanlış, bunun sebebi Ayın çekimi. 



Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…