Skip to main content

Posts

Showing posts from April, 2012

özlemeyi öğrenmek..

Burnuma gelen keskin kokuyla farkına vardım tekrar sokakta yürüdüğümün ve bir çöp tenekesinin yanından geçtiğimin. Anılara dalmak çin yeterince zamanım olmuştu raylı sistemde. Ve farkettim ki özlemeyi ilk Hakkari'de öğrendim ben. 2 sene kaldığımız doğu memleketinde, iki yılın arasında kalan yaz tatilinde annemler ablamı ve beni Gelibolu'ya göndermişti. Böylelikle hayatımda ilk kez annemden ayrılmıştım. Çok kötü hissediyordum kendimi ama ablama bile anlatamıyordum derdimi çünkü o buluğ çağına girmişti ve annemlerden uzak olma halinden keyif bile alabilecekken beni ve benim çocuksu duygularımı anlaması çok zordu. Ame benim de o yaşta bu anlayışa sahip olmam imkansızdı. Annemi çok özlüyordum. Gece yatmadan dua ediyordum yarım saat kadar. Annemlere bişey olmasın. Uzaktayız. Aile bireylerinden kimseye bir şey olmasın. Annemle telefonda konuşabilmek için PTT'ye gidiyorduk ablamla, bir jetonluk konuşuyorduk ve hiçbirşeye yetmiyordu o bir jeton. Ne anlatabilirdim ki zaten bir jet…

kuyruklu yalan

Kuyruklu yalanım var isteyene.. İnsanları bu kez şöyle ikiye ayıralım (onlar alıştılar zaten ikiye ayrılmaya devamlı) yalan söyleyebilenler ve söyleyemeyenler. Ben ikinci grupta olduğumdan kuyruklu yalanla başa çıkamayacağımı tahmin edersiniz. Zaten küçüklükten belliydi. Saçma yalanlarımdan, inanılamayacak kadar saçma oluyorlardı genelde. Ve babam da hemen yakalıyordu tabi. Bir keresinde adamın birinin üzerine suç atmıştım da babam şöyle demişti; bak kızım ben şimdi giderim o adamı vururum, beni hapse atarlar, sizi çocuk esirgeme kurumuna verirler, annen de yalnız kalır. Annenin yalnız kalmasını istemiyorsan doğruyu söyle ! Böhüüüü tabiki istemiyorum yalnız kalmasınııııı! yalan söylediiim. Neyse çocukkendi bunlar, ama bu şu an bir kuyruklu yalanım olmadığını göstermez, yalanımın olması da büyümediğimi.

siN/Hirli

"...anladım ki siNirli laflarım var .. bir de siHirli laflarım.. ve eminim ki sinirli laflar etmek ve kendime işe gidemeyecek kadar zarar vermek yerine, sihirli laflarımı kullanıp zaten halihazırda zor olan hayatı kendi adıma biraz kolaylaştırabilirim.  "

Hey Jude dont make it bad..

'Rastlantının böylesi' isimli filmde, G.P. metroyu yakalar, yanında oturan  adam Beatles dinlemektedir. Adam G.P.' ye sorar  -bu şarkıyı biliyor musun? -hayır, bilmiyorum. -Hadi yapmayın, Beatles'ın şarkılarını herkes doğuştan bilir, tüm o amniyotik şeylerle bize aktarılmıştır. 

belki de bu yüzdendir ki 3. dövmem bir Beatles şarkısının sözlerine ait olacak...

"So let it out and let it in, hey Jude, begin
You're waiting for someone to perform with
And don't you know that it's just you, hey Jude, you'll do
The movement you need is on your shoulder
Nah nah nah nah nah nah nah nah nah yeah "

top 5 şarkı

Top 5 en sevdiğim şarkıların listesini yaptım, bugün, otobüsde.  High Fidelity'i de anımsadım tabiki. Şarkılarım şöyle; (ilk 5 içindeki sıralama duygusal durumuma göre değişmekte)
1. Hey Jude - The Beatles 2. Everybody Hurts - R.E.M 3. Mad World - Gary Jules 4. Louis Armstrong - La vie en rose 5. Hallelujah - Rufus Wainwright

Not: Şarkıları üstlerine tıklayark dinleyebilirsiniz..

Siz aşktan ne anlarsınız bayım?

...
... Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum... Kâğıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, limanı olanın aşkı olmaz ki bayım! Allah'la samimi oldum geçen üç yıl boyunca Havı dökülmüş yerlerine yüzümün Büyük bir aşk yamadım Hayır Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı Tesbih tanelerim bitse gözyaşlarım... Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı. Aşk diyorsunuz ya Ben istemenin Allahını bilirim bayım! Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Balkona yorgun çamaşırlar asmay Ki uçlarından çile damlardı. Güneşte nane kurutmayı Ben acılarımın başını evcimen telaşlarla okşadım bayım. Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum. İnsan kaybolmayı ister mi? Ben işte istedim bayım. Uzaklara gittim Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım! Süt içtim acım hafiflesin diye Çikolata yedim bir köşeye…

kabul etmek ...

Bazen öylesine yalnız kalırsın.. kalmak istemezsin ama kalırsın.. zaman sana karşıdır, şehir sana karşıdır, hava durumu sana karşıdır. Herşey senin raporla oluşturduğun boş gününde odandan çıkmaman için bir araya gelmiştir. Ama umrunda mıdır? hayır. Yağmur mu seni durduracak? hayır. Tabiki gideceksin Taksim'e buluşacaksın arkadaşınla. Gidene kadar ıslandı mı paçaların, ayakkabıların? olsun oturunca sıcak bi yere ısınır. Hem muhabbet edeceksin arkadaşınla, uzun zamandır muhabbet etmiyorsun ya.. unutursun o arada kurur gider paçaların. Telefon mu geldi? arkadaşın gelemiyor muymuş? İstanbul'a yağmur yağınca taksilere bir hallermi oluyormuş? Olsun gelmişken sen Taksim'e, bir şeyler ye, kitapçıya falan gir.. evet biliyorum paçaların ıslak ve artık muhabbet edemeyeceksin de o yüzden aklında paçalarında. Elinde de okuduğun güzel bir kitap varken yeni kitap almak hatta yeni kitaplara bakmak bile ona ihanet ediyormuş gibi hissettiriyor değil mi? O zaman çık kitapçıdan, dışarda yağm…

Uganda

Ayakkabıya mı ihtiyacınız var? Hangi marka? Spor, klasik? Bi atasözü vardır, kızılderililerden..
'başkası hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü ' ben bu söze bir eklenti yapmak istiyorum. " başkası hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü, eğer varsa." yukarda gördüğünüz bir ayakkabıcı. Bu ayakkabıcıda neyi ne kadar bulabilirsiniz bilmiyorum ama oranın yerlisi için buradan bir çift 'makosen' almak bile büyük ayrıcalık. Çünkü çoğunun ayağında ayakkabı yok. Bu cümleyi çok duymuş olabilirsiniz ama ben bu cümleyi yaşadım. 'ayağında ayakkabısı yok' cümlesi çok anlam yüklü gelmiyor olabilir ta ki 35'C lik havada yerler basılamayacak kadar sıcak olana dek. Şimdi yeni baştan düşünün gerçekten yeni bir çift ayakkabıya ihtiyacınız var mı? -ayakkabılıkta duran 5 çift ayakkabınız varken-
Çocukluğumdan beri anneme şunu sorarım; 'anne Afrika'ya gidebilecek miyim hayatımda bir kere olsun?' Annemin olgunlaşm…

mama ekundayo (African Mother Teressa)