Monday, October 17, 2011

Sude hanım

Sude hanım durdurdu zamanı. O da biliyordu zaman hiç kimseyi ve hiç bir şeyi durup beklemediği gibi ona da bir güzellik yapmayacaktı. Biliyordu Sude hanım. Ona diyeceklerdi ki "sağlam durman lazım", " ölenle ölünmez".. Biliyordu Sude hanım herkes ve herşey hayatına devam edecekti. Dünya dönmeye, mevsimler geçmeye, akşamlar bitmeye, gelenler gitmeye devam edecekti. Çocukları gelip halını hatrını soracak, yalnızlığını bir günlük, bir bayramlık paylaşıp hayatlarına geri döneceklerdi. Biliyordu Sude hanım komşular örgü örerken onun çaresizliğinden bahsedecek, mahallede bir süre dedikoduların baş kahramanı olacaktı. Bugün oturacak yer kalmamış evde yarın bir Sude hanım bir de in ile cin olacaktı. Giysiler yavaş yavaş eskiyecek, dolapta durdukça üstüne rutubet kokusu sinecekti. Ve bunun çok kötü bir şey olduğunu hissediyordu . Çünkü onun kokusu zamanla silinecekti, yataktan, yastıktan, giysilerinden.. Balayında otelin balkonunda çekildikleri resmin asılı olduğu çerçeve, son doğum gününde eşinin aldığı masa saati, onun eşine evlilik yıldönümünde aldığı kol saati.. hepsi eskiyip tozlanacak, gitgide sararıp bozulacaktı. Başına gelecekleri biliyordu Sude hanım. Kahvaltı yapmak istemeyecek, her gün keyifle içtiği çayı içmeyecek, gazetedeki haberleri takip etmeyecek ve hatta merak etmeyecekti. Perdenin ardıyla ilgilenmeyecek, eve girenler için yüzüne kondurduğu gülümseme gelenler giden kadar devam edecekti. Ardından zaten o evden çıkmayacaktı. Midesini hissetmediği, masaya yalnız oturmak istemediği için acıkmayacaktı bir kez daha. Buzdolabındaki yoğurt ekşiyecek, ekmek küflenecek, süt bozulacaktı. Varsın aksın zaman, güneş doğsun, güneş batsın, insanlar işe gitsin, işten dönsün.. ama artık onun evinde zaman akmayacaktı.

Durdurdu saati Sude hanım 10'u 10 geçeye.. Ziyarete gelenler saatin bozulduğunu sandı, alıp eline yaptı bir dengesiz. Bilmiyorlardı ki yatak odasında, komodinin üstündeki masa saati de duruyordu 10:10'da, çalışma odasındaki duvar saati de, Sude hanımın kol saati de. Zaten Sude hanım ziyarete gelenler gider gitmez saati eline alıp, zamanı geri aldı ve durdurdu aynı yerde. Evi temizledi ve çöpe attı tüm teselli cümlelerini. Hiçbirinin dediği gibi zaman akmaya devam etmeyecekti, Sude hanım o kadar güçlü bir kadın değildi.

Zaman dünyanın geri kalan heryerinde aynı hızıyla ve ya aynı yavaşlığıyla akmaya devam edebilirdi, fakat o evde zaman durmuştu. Ve biliyordu Sude hanım bir daha hiç acıkmayacaktı karnı.

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...