Friday, October 14, 2011

i..will..try...to .. fix ...you..

O güçlü anlardan biri. Coldplay'den 'fix you' .. şarkının sonları.. i..will..try...to .. fix ...you.. bu şarkıyı her dinlediğimde yardım etmem gereken biri var mı diye düşünürüm. O an bana ihtiyacı olan.. hayatımda olan.. (hayatımızda olmayan ama bize ihtiyacı olan çok insan var) sanırım bir başkasını anlamak ve kendini bir başkasına anlatmak çok zor. Kafanın içi, okudukların, yaşadıklarınla doğru orantılı olarak karmaşıklaşabiliyor ve doğru orantılı bir şekilde kurduğun cümleler giderek anlamsızlaşıyor. Ve kendini ifade etmekte güçlük çektiğini farkediyorsun. Sonra düşünüyorsun. Karmaşıklığından dolayı, ağzından dökülse de anlaşılamayacak cümleler içinde mi kalsa, dışarı mı aksa? Ardından sadece konuşmuş olmanın rahatlığı, anlaşılamamanın verdiği yorgunlukla uykuya mı dalsan?

Böyle zamanlarda aklıma ablamın repliği geliyor. Sesim titreyerek kendimi kötü hissettiğimi, hayatımın berbat gittiğini söylediğim zamanlarda ablam, her zaman ki gerçekçi tutumunu hiç değiştirmeden, "anlıyorum seni, ama hayat böyle, hiç bir zaman daha iyi olmayacak!"sözlerini bana hatırlatır. Belki de doğru söylüyordur. Sonuçta dün üniversite okuyordun, eskişehirdeydin, kimbilir neye hayıflanıyordun. Şimdi istanbuldasın, hayat derdindesin, diğerine göre daha mı iyi?
bir şarkı da şöyle diyordu "What the f*ck was i thinking?"

Ben yalnızsam ve sinirliysem ve biraz üzgünsem ve kendimi haksızlığa uğramış gibi hissediyorsam ve biraz da ağlıyorsam o an içimden çok acayip bir şekilde duvara bir şey fırlatmak gelir. Ve fırlatırım da zaten. Onun o elimden kopup, hızlı bir şekilde duvara doğru uçup, duvarda patlama sesi ve tüm parçalarına ayrılıp yere düştüğü an öok hoşuma gider. Ama bazen bu rahatlama anı farklı şekilde gelişebiliyor mesela bi keresinde rafta duran fincanı alıp duvara fırlatmıştım meğer içinde çay varmış, tabi çay olduğu yerde kaldı, bardak gitti, çay kafama döküldü. :) Bir keresinde de hediye bir mumluğu duvara atmıştım, yani bu kez bilerek seçilmiş bir nesneydi, aldım, fırlattım, kırılmayan mumluk aynı hızla duvardan sekerek kafama doğru geldi. Şimdi bu olaylar komik evet ama benim anlatmak istediğim şey komik değil. Kısacası sakinleşmek için seçtiğim bir yol bu ama yanımda biri varsa hiç bir zaman hiç bir şeyi hiç bir yere fırlatmam. Ayrıca her yalnız kaldığımda sinirliysem de böyle yaparım, atarım kırarım, parçalarım da demiyorum. Ama kendimi yalnız ve uzak ve garip hissettiğim anlarda, ışığı kapatıp, bana aslında dünyadaki herkesin bazen böyle hissettiğini hatırlatan şarkı, REM'den Everybody hurts'ü dinlerim. ve atarax içip ardından uyurum.
Yani demek istediğim, canınız sıkkınsa duvara bir şey fırlatabilirsiniz, everybody i hurts u dinleyip, hepimizin bazen kötü hissettiğini düşünebilirsiniz, atarax içip uyuyabilirsiniz. ya da umarım hayatınızda 'i .. will..try... to ... fix .. you' şarkısını anlamlı hale getirebilecek bir insan vardır da çoğu zaman diğerlerine gerek kalmaz.

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...