Monday, August 8, 2011

Film bitti



Son kodachrome filmini fotoğrafa dönüştürme şerefine erişen Steve Mccurry'nin sergisine gittim haftasonu. Yani Kodak firmasının 74 yıldır üretmiş olduğu Kodachrome filmine, dijital fotoğraf makinelerine ilginin kayması ve artık filmlerin satılmaması nedeniyle bir son vermesi.. bu kötü haberi alan Steve Mccury'nin de Kodak'a giderek son rulo filmi isteyip, bu ruloya bir anlam yüklemesi.. serginin konusu.
Steve Mccurry'i bilen bilir, bilmeyen bile Afgan Kızı'ndan bilir. Afgan Kızı'da bir kodachrome filmi ile çekilmiştir. Steve Mccurry alır filmi, çıkar dışarı, kadrajına neleri alabilir diye bakar fakat hiç bir görüntü mesela NY'nin renkli ışıkları bile son rulo filmin bir karesini harcamaya değmez onun gözünde.. sonra bir rota çizer kendine.. önce NY 'da ikon olmuş bir kişinin yanına gider, ve onun portresini çekmek ister, ayrıca ona son kodachrome filmi olduğunu da söyler. Bunun üzerine portresinin çekilmesini kabul eder.. Robert De Niro.
Ardından daha uzak yollara düşer Steve Mccurry ve Hindistan'a gider, burdaki portreler her zaman çok etkileyici olmakla birlikte, Rabari Kabilesi'ne yoğunlaşan Mccurry, yaptığı işten emin olmak için önce dijital fotoğraf makinesiyle çektiği görüntüyü ardından filmli makinesiyle çekerek son kodachrome filmini temkinli bir şekilde harcar.. Büyük bir kısmını Hindistan'da harcadığı son kodachrome filmi sonu için, ABD'nin Kansas eyaletindeki Parsons kentine döner çünkü filmin banyosunu yapan tek yer artık burasıdır. Son karede bu kentte yer alan bir mezarlıkta harcanmıştır.
Bahsetmeyi unuttuğum bir şey var ki o da; sergide bir de Ara Güler'in bir portresi bulunuyor.
..
Fotoğraf kursuna gittiğim sıralarda, her iki makine türünü de öğrenmiştik ve kullanmıştık. Dijitallerde anında görüntü elde ederken, analog makinelerde filmlerin karanlık oda aşamasını beklemiştik. Bu da bizde bir merak uyandırmıştı. Ve hatta 36 pozlu makineyle geçirdiğimiz zaman dilimine, dijitalle geçirdiğimizden daha çok dikkat etmiştik. Çünkü dijitalde risk alabilirken ve bir sınırı yokken bu işin, analog makine de öyle değildi hiç bir zaman.. Dijitalde, fotoğrafa düşen ışığı bir sonraki karede, bir öncekine bakarak ayarlayabilirken analogda yanlış üstüne yanlış yapabiliyorduk, bütün filmi yakabiliyorduk, bunu yapmamak için çok daha fazla kafa patlatıyorduk denebilir. Ve elde edilen, analogda her zaman daha güzel ve canlı renklerdi dijital makineyle karşılaştırıldığında. Ya da her eline alan süper fotoğraflar çekemiyordu analog makineyle, bu kadar bol değildi fotoğrafçılar ve fotoğraflar ve hatta photoshop kullanımı, manipülasyon vb. Eski değerlere sahip çıkma gibi bir içgüdü varmış bende, bu konuyla birlikte anlamış oldum. Çünkü çok hızlı tüketiyoruz sevdiğimiz herşeyi, iş kolaylaştıkça..
..
Son olarak yukardaki karelerde 'farkında olmadan' benim son kodachrome filmi karelerim olmuş..Model: Sedef Y.

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...