Thursday, June 9, 2011

long day is over

Norah Jones tan bi savaşın ardından çalması gereken şarkı çalıyor.. ' Long day is over'

uzun günler vardır, bitmeyen günler, bir dakikası bir saate eşit, sabahtan öğlene geçemeyen, akşam bir türlü olamayan, her aksiliğin seni bulduğu o uzun günler. içindeki kaba insanı, hoşgörüsüz, tahammülsüz, suratsız insanı saklamaktan yorulduğun, ayan beyan ortaya koyduğun, gülümsemek zorunda değilim diye bağırmak istediğin günler. Kimsenin seni anlamadığını düşündüğün, anlatmayı ise hiç düşünmediğin, içine tıkılı kalan şeyin midende yaptığı sancıya dayanamadığın için hiç tanımadığın bi insanın cümlelerinden medet umduğun uzun, bitmeyen günler. ve o uzun günler sana ait değildir, ya bir ders ya bir iş ya bir sunum bulur seni. Köşene çekilemezsin yani, belki rahat bıraksalar, köşene gitsen, kapasan ışıklarını, kimse seni görmese daha kolay geçebilecek günler.. Ama değil işte, sanki bu yaştan sonra o rahatlığı uzun bir süre zor görecekmiş gibi hissediyor insan. Uzun günlerin sayısı artıyor hayatında, onlara katlanma kat sayında ona orantılı artıyor. evet öldürmüyor belki dahası güçlendiriyor. zira o anlar insana çok şey öğretiyor, belki öldürmüyor ama çok yük bindiriyor omuza, dolayısıyla özlü sözün dediği gibi güçlenmezsen altında kalıyorsun..o uzun günün ve getirdiklerinin..

daha önce de dediğim gibi..
uzun gün bitiyor..
norah jones çalıyor..
ve sen inanmak istiyorsun..
"inanmaktan başka çaren kalmıyor.."

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...