Skip to main content

-ilk- starbucks günü

Sıcak bir gün.
Büyükçekmecedeyim.
Günlerden pazar.
Odamdayım, orduevinde.
Kafamın içindekileri boşaltmak amacıyla, odamı temizledim. Tozları sildikçe berraklaştı sanki bir şeyler. Temiz kıyafetlerimi ütüleyen askere 'eline sağlık' deyince, iyi bir şey yaptığımı düşündüm doğrusu.. çünkü kötü hissediyorlar değil mi, erkekler, askerdeyken, kendilerini.. bir gülen yüzü esirgiyoruz biz de. her neyse..
şimdi 3 yataklı odada yalnızım, şimdilik.
her an biri gelip, bu sessizliği bozabilir .. diyorum ama aslında ortalık pek de sessiz değil..
havuz kenarından insan seslerinin birbirine karışıp yarattığı uğultuyla birlikte, manzarama eşlik eden bir gülben ergen sesi var boşluğa yükselip, odama dolan.. kötü ses diyemem, sanki sessiz sessiz söylüyor şarkısını, ben sözlerini dinlemiyorum şarkının, sesini dinliyorum, sakinleştirici bir ton. Ama yine de aşağıdan yükselen sesin Norah Jones olmasını tercih ederdim..
Sevgilimi gördüm bugün, 2-3 saat oturup bir kahve içme fırsatımız oldu. Uzun zaman olmuştu görüşmeyeli, uzun zaman dilimleri..Özlemişim, sarılmayı, görmeyi, gülümsemesini..
Şimdi odamdayım, yalnızım.. günüm güzel geçti diyebilirim, diyebilir miyim? bir insanın gününün 3 saati iyi geçmişse eğer o güne güzel geçmiş diyebilir mi?
ve eğer o insan en çok da bir günün, akşam üstü saatlerini, güneşin batmaya yakın saatlerini, etkisini kaybettiği yavaşça gökyüzünün maviden koyulaşarak griye döndüğü zaman dilimlerini seviyorsa, o serinliği seviyorsa, odadaki perdenin sakince hareketini seviyorsa, işte o vakit yalnızlığını paylaşmak istiyorsa..
gün..
güzel mi geçmiştir?
o vakitte, yalnızsa..

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…