Skip to main content

Babama ve Cem'e

Bir babayla kızın yaşayabileceği en zor anlardan biridir, babanıza ilk kez sevgilinizden bahsetmek.. Ona artık hayatında başka bir erkeğin daha olduğunu ve o erkeğin kim olduğunu anlatmak.. biraz tedirgin, biraz korkak.. babanın gözlerinden anlam çıkarmaya ve anlamaya çalışarak.. o an hangi taraf daha zor bir an yaşar bilemiyorum ama babama hayatımda şu an ikinci sıradaki en önemli erkekten bahsetmek hiç kolay değildi.. çünkü onun için çocuktum ben daha ve hala öyleyim hatta.. 26 yıl yaşamış olmanız, onun çocuğu olmadığınızı göstermiyor.. geçen sene doğumgünümden sonra şöyle demişti babam "tamam işte şimdi benim için ancak 14 oldu yaşın" :) Doktorlardan kaçıp arkasına saklanacağınız bir duvardı babanız çocukken.. elinizi hiç bırakmayacağına emin olduğunuz bir adam.. size 10 toplu dondurma alan bir kahraman.. gecenin bi yarısında, artık bütün gün ne düşündüyse, kalkıp size uzun bir mesaj yazan bir baba.. "(...)kızımın yaşamına burnumu sokarsam güven bunalımı ortaya çıkar(...)"
işte o en zor ama en önemli anlardan birini ardımda bıraktım ben.. gayet sakince ve mutlu bir şekilde.. bunun için teşekkür etmeliyim hayatımdaki iki önemli erkeğe..

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…