Skip to main content

Dublörün dilemması

Dublörün dilemması..
Güzel kitap..
Akıcı kitap..
Eğlenceli kitap..
Uzun zamandır bovarizm duygusunu yaşatacak bir kitap geçmemişti elime.. Ama dün akşam bırakamadım elimden.. Bazı kitaplar vardır, öyle yapışır ele.. Önce bitsin istemezsin.. bitince de herkes okusun istersin.. O nedenle yazıyorum buraya da Murat Menteş'ten Dublörün dilemması. Mesela eminim burayı okuyup kafası karışır, gitsem? baksam? alsam mı? diye düşünür.. Beril, Özlem, Gülderen.. :)
Bir kaç alıntı yapsam belki daha iyi olur..

"Eleştirmek için gereken enerji, büyü için gerekenden çok daha fazladır. Üstelik, bir çok şeyin yanında mesela cahillerin suçlama,dahilerin itiraf tutkusu; tabiatın ağırlığını büyüden yana koyduğunu gösterir."

"İmkansız reddedilmiş mümkündür."

"Sürrealizm, resim sanatının mayasında var; Filler daima olduklarından küçük, pireler ise büyük çiziliyor."

..
Kısacası okunası..

Ayrıca dün gece şunu farkettim, harita konseptini seviyorum yani tasarım olarak kullanılan haritalardan tut, sadece duvarda asılı bir dünya haritası dahi beni o duvara çekmeye yetiyor. Ve bir de farkettim ki 'yüzyıl'lı cümleler kuramıyorum, birşey okurken de tarihleri atlayarak okuyorum. Bu nedenle özellikle ingilizce ise ya da roma harfleriyle yazılmışsa sayı/tarih, duraksama yaşıyorum. Tüm bunlar neden mi? Thales'ten .. :) 'Kendini tanı.'

Comments

uykukedisi said…
Murat Menteş okumalısın diyen 2. kişi oldun, fikrine güvendiğim. O zaman sıradaki "O" :)

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…