Saturday, November 20, 2010

yol


İçinde bulunduğum atmosferde sadece geceler değil gündüzler de uzun. Uzuyorlar yani. Şaka gibi. Ve hatta sakız gibi dakikalar. Öyle anlar oluyor ki bazen bitmiyorlar. Bir sürü şey yapıyorum o ara. Okuyorum cümleler, kalkıyorum mutfağa gidiyorum, süt koyuyorum, filmleri karıştırıyorum, seçmeye çalışıyorum, o arada bardağı düşürüyorum, yeri temizliyorum ve cam parçalarını, bir de tüm bunları bilerek yavaş çekimde yapıyorum. Ama bunların hepsi 5 dakika sürüyor. Geriye kalıyor bir çok dakika. Aslında her zaman benden başkası ise sorunlu olan şöyle derdim ona böyle durumlarda; 'yolun sonuna bakıyorsun, yolun sonuna takmışsın kafayı, basmışsın gaza gidiyorsun, bir an önce varmak istiyorsun, bu nedenle yolda olup bitenleri görmüyorsun. Ve hatta hiç aklına bile getirmiyorsun bütün ömrün aslında yolda geçecek .Harcama yoldaki güzellikleri.' İşte böyle derim, benden başkası olsa bu sorunlu kişi. Kendime ise diyemiyorum, desem de dinlemiyorum. Bu kendini gıdıklayamamak gibi bir şey. Birinin kalkıp bunları bana söylemesi lazım sanırım. Ama biraz şiddetli bir şekilde zira 'ben bunları zaten biliyorum' diyip geçiştirebilirim o kişiye de..

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...