Tuesday, August 17, 2010

suyun altı

Hiç bozulmamış pazar gazeteleri, sehpanın üzerindeki sigara paketi, lavaboya dizilmiş bardaklar .. dikkat etmek istedikten sonra onunla yaşanılan anıları hatırlatacak kanepenin üstündeki örtünün kıvrımları .. fotoğraf makinemiz yoksa aklımıza kazımalı.. en güzel, en hatırlamaya değer anıları .. Zaten o kazımanın derinliğidir sonrasında yaşanılanların sebebi, kalkıp gidilerse o hayattan derine inildiği kadar zor olur suyun üzerine çıkması, ama kalkıp gidilmez tam tersine dibe doğru gidilirse işte o zaman.. tüm dünyayı dışarıda bırakıp gözlük ve şnorkelle dalmış gibi .. birbirimizin en derinine.. en gizli, kuytu, bilinmeyen, görülmeyen yerlere.. kabukları tek tek oyup altına bakmak, elle yoklayıp tek tek yaraları okşamak gibi ..
derinler(in)de bi yerde dolaşıyorum şimdi, dibe inerken bu kez diğerlerinden farklı olarak yukarı çıkmak için gerekli olan nefesi içimde tutmam gerektiği düşüncesini sildim attım kafamdan.. ne olur ne olmaz diyesim, suyun üstüne yüzesim yok hiç ..

2 comments:

cemcengiz said...

bana mı yoksa bu???

Deniz TAPKAN said...

hayatım başka biri olabilir mi ki.. sen okudun bunu daha önce aslında..

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...