Skip to main content

:*


'en güzel şeyler, beklenmedik anlarda olur.' cümlesini nerden okudum bilmiyorum ama okuduktan sonra çok inandım, döndüm baktım dikiz aynamdan geçmişime, tam da öyle olmuştu hep, ama hep. Ben kendi halimde işimde gücümde iken olmuştu güzel şeyler.. ve yine aynı şekilde, hiç beklenmedik bir anda, ordan oraya taşırken bardakları terasta, birden gördüm seni, uzun zaman sonra ilk kez, selam vermeli dedim içimden, bir de saçları kısa ne güzel olmuş dedim, kısa da konuşmak olmaz ki şimdi bi boşluk bulmalı iki çift laf etmek için diye düşündüm.. senin aklından seni tanıyamamış olma ihtimalim geçerken .. sonraki günler her defasında benim çalıştığım katta oturmanı bile 'yanlış' anlamazken ben..
.. şimdi kısa kısa görüntüler geliyor gözümün önüne, sana dair.. hayal meyal.. çok garip.. böyle olmasının bir nedeni olmalı, ya da geçmişte olmamasının.. hayattan daha fazla almaya ihtiyacımız vardı belki birbirimize yetmek için..kendimize bile yetemiyorduk belki de.. biz de üstümüze düşeni yaptık zaten, biriktirdik hayatı, hayattan aldıkladımızı.. şimdi anlatacak çok şeyimiz var birbirimize, biz dinlemek istediğimiz sürece..

Comments

cemcengiz said…
özledim aşkım...

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…