Saturday, May 29, 2010

Dipteyim, sondayım.

Kampüsten dönerken bugün elimdeki ağır evrim kitabı nedeniyle yorulduğumu farkedip çimlere oturdum. Sonra uykum geldi, uzandım biraz. Kulağımda müzik. Gökyüzüne baktım. Kendimi şnorkel ve gözlük takmış bir şekilde denizin dibine bakıyormuşum gibi hissettim, farkettim ki pek farklı değiller. İkisi de sonsuz bir mavi, birinin dibinden kuşlar geçiyor, diğerinde balıklar, görüntüye dahil olanlar birinde çam ağaçlarının dalları, diğerinde yosunlar.. Hep hoşuma gitmiştir bir şeylelrin dibini görmeye çalışmak, kar yağdığında da böyle olur. Gözlerimi dikerim gökyüzüne, o kar tanelerinin nerden geldiğini anlamaya çalışırcasına. İnsanların da dipleri vardır, onlara bakma zor ama. Zaman lazım.. Gözlerini dikip bakmakla görülmüyor dipleri.. genelde bulanık çünkü..

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...