Thursday, April 15, 2010

"iyi ki bi teyzem var"

'başka bir zaman dliminde görüşmek üzere .." dedim Halil'e ve çıktım kafeden . Pan'a gidip bi sıcak şarap içtim , çünkü gerçekten güzel yapıyorlar , onu da geçtim bu mevsimde bir tek orası yapıyor zaten. Ama yine de ben bir seçim şansım varmışcasına ve ben Pan'ı seçmişimcesine gidiyorum oraya. Bu akşam da öyle yaptım , yalnızdım , masada. Yalnız olmayı ister miydim ? sanırım hayır , yalnız kalınca bu aralara Özge'nin dediği geliyor aklıma " işkolik olma !" -kendisi beni haftanın 6 günü shifte yazan müdürüm :) demek istiyor ki ' 6 gün çalış ama işkolik olma ! ' aslında masada pek yalnız sayılmazdım , yani eğer yanımda okuyacak bir şeyler varsa , yalnız değilimdir , ve hatta yanımda ki okunacak şey gayet güzel bi kitapsa o zaman yalnız olmayı 'tercih bile edebilirim.' Los amigos un günlük gazeteleri almış olabileceğini , ve günün perşembe olduğunu , perşembe günleri Cumhuriyet in kitap eki olduğunu tam tersi sırayla düşünüp masamda sıcak şarabımı yalnız bırakarak gittim , gazeteliğe baktım , dergiyi aldım , yerime döndüm , daldım gittim , kitap ekine ..

..herkesin kendi kafkası vardır diyor 'ferit edgü' buna güzel bir örnektir Kafka nın yapıtını ilk kez Fransızca ya çevirip tanıtan Alexandre Vialatte , Mon kafka ( Benim kafkam ). Babama mektupları nı okuduğumda , doğal olarak ben de babamla ilişkimi düşünmüştüm , ama pek fazla derinleşememişim ki aklımda yer etmemiş öyle çokça . Ama 14. aforizma derseniz .. işte bir cümle de olsa , bazen bi kitaptan daha etkili olabiliyor üzerimde, üzerimizde ..

"Düz bir yolda yürüyor olsan, tüm ilerleme isteğine rağmen hala gerisin geriye gitsen , o zaman bu ümitsiz bir durum olur; ama sen dik, senin de aşağıdan gördüğün gibi dik, bir yamacı tırmandığına göre, adımlarının geriye kayması, zeminin özelliğinden ileri gelebilir, umutsuzluğa kapılmamalısın. "

.. günah keçisi bulmuşcasına sevindim doğrusu , Max Brod 'a teşekkür ettim , içimden . Ben de olsam dedim kendime aynısını yapar mıydım ? en yakın arkadaşımın 'bunları kesinlikle yakmalısın' diyerek ardından bıraktığı yazıları yayınlar mıydım ? .. yayınlarsam eğer bunu neden yapardım ? para için ? insanların kafka yı okuması için? harcanan onca emeğin küllere karışıp gitmemesi için ? ama var , milyonlarca kitap , okumak lazım , hatta bazılarını iki kere , üç kere .. bazen de yarıda bırakmalı zamanı gelince devam etmeli , elden düşmemeli bazıları , başucundan kıpırdatılmamalı .. bi de mesela özlediğim kitaplar var , uzun zamandır Susan Sontag in 'fotoğraf üzerine ' adlı kitabını özlüyorum , yeterince zaman ayırmalı . not almalı . üzerine araştırmalı . hatta fotoğraf çekmeli. kısacası zor kitaptır kendileri ama dört bi yandan sarar insanı , bu da zaten en güzel yanı !

Dün yine Pan'da oturuyoruz , iş çıkışı , ama bu kez yalnız değilim . Ya da bilmiyorum , belki de öyleydim . Ilgın dediki " deniz , sen mutsuz gözüküyorsun hep .." " evet , çünkü öyleyim" dedim , hiç düşünmeden . rahatsız olmadan . çok mu alıştım acaba bu duruma , bu memnuniyetsiz , ve güzel şeyler olmasını beklemekten vazgeçmiş ruh halime ? eski halime dönmem için bi süreliğine tatil ihtiyacı -hayata mola ihtiyacı -daha doğrusu bu ihtiyacın giderilmesi lazım . Mesela bugün toplasam eşyalarımı , yarın çıksam yola , hiç gitmediğim Olympos'a .. neler mi olur .. işe gitmediğim için sanırım kafedeki geleceğim baya bi sarsılır , geleceğim derken süper bir şeyden bahsetmiyorum , sadece bir sonraki haftada shifte yazılmaktan ya da yazılmamaktan , haftada 100 milyon kazanıp kazanmamaktan bahsediyorum , devamsızlıklarım sınırda olduğundan , bir kaç dersten kalırım ve okulum uzar , ve bu durumun şu dakikadan sonra hiç bir mantıklı açıklaması yok , yani ben yaparım ama kimseye mantıklı gelmez "tatile mi ihtiyacın vardı hı? herkesin ihtiyacı var ! biraz bekleyemez miydin ." ayrıca zaten param da yok bi yerlere gitmek için . Mutsuz muyum ? ne alakası var cnm ? haftada 6 gün çalışıyorum , 3 günü okula gidiyorum , en son ne zaman kitap okuduğumu hatırlamıyorum , bi insanla güzel bi şeyler paylaşmayalı çok oldu .. mutsuz mu? ben?

o değil de bi çeki düzen vermeli kendimize , hayatımıza ,işimize gücümüze .. çünkü ağustostan itibaren bir minik gelecek aramıza .. ve bir süre sonra da gözler üstümüzde olacak .. işte o nedenle herkesi geçtim , herşeyi geçtim , o dakikadan sonra 'örnek teyze 'olmalı . minik demeli ki' iyi ki bi teyzem var ! "




Sunday, April 11, 2010

Roman gibi

kimsenin tavsiyesini almadan , bi yerde adını görüp de aramaya geçmeden , kendiliğimden , beklediği rafta onu bulduğum ve okuduğum en iyi kitap ... Daniel Pennac - Roman gibi
İnce ve bi o kadar derin ..

"(...)her günkü işlerimizin arasında , yağmur şıpırtısına karşı sığınılan kitaptır, metronun uğultulu ahengine karşı sayfaların sessiz cazibesidir, sekreterin çekmecesinde saklanan romandır, öğretmenin , öğrencileri tahtada iken okuduğu bir parçadır, ve boş kağıdını öğretmene vereceği zamanı beklerken, arka sırada belli etmeden okuyan öğrencidir. "

Monday, April 5, 2010

-meli , -malı .

*Bülent Somay'ın 'Şarkı Okuma Kitabı' adlı kitabındaki 'herkes sevdiğini öldürür ' adlı yazıyı okumalı . "çünkü her insan öldürür sevdiğini gene de ölmez her insan.."
*Woody Allen ın filmi Annie Hall 'un son kısmı dinlenmeli en azından , filmi izleyecek zamanınız yoksa tabi . ".. ama hepimizin yumurtalara ihtiyacı var. "
*Bir kitapçıya girip , Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna adlı kitabı bulunup , 96. sayfadaki kadının adama yaptığı konuşma okunmalı , eğer vakit bulunup da kitap okunamıyorsa ..
*Alanis Morissette nin Lets do it adlı şarkısı yüksek ses dinlenmeli.
*Russell'ın çaydanlığı- tek boynuzlu görünmez pembe at- uçan spagetti canavarı ne demek araştırmalı -öğrenmeli.
*her pazartesi radyo a da saat 10'da Radyomani dinlemeli .
*Paul Auster okumaya başlamadıysanız , bi yerden başlamalı , o bi yerde 'mr. vertigo' olmalı .

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...