Skip to main content

binaya giren uçaklar

görüntüleri tersine çevirmek çok işe yarayabilir.. bi adam ölmeyebilir mesela .. kitaba göre .. yazara göre.. ama belki de yazar gerçek bir hikayeyi anlatmıştır. yazarın babası .. 11 eylül de.. kitabın sonuna bakmamak lazım tabi.. aşırı gürültülü ve inanılmaz yakın .. limuzin yeterince uzun olursa hiç hareket etmesine gerek olmadığını, korkularımı sıraya koymam gerektiğini , kuş sürüsünü havalandıracak kadar gülmem gerektiğini .. okuduğum kitap.. 'Umarım bir gün sen de sevdiğin biri için anlamadığın bir şey yapma deneyimini yaşarsın ' Dresden bombardımanı (13-14 mart 1945 ) - Hiroşima( 6 ağustos 1945 ) hakkında bilgiler de vardı .. ve tabiki 11 eylül .. Empire State Binası hakkında da .. sevdiğin bi insanı kaybetmek , ve ardında bıraktıklarının peşinden gitmek .. özlemek duygusunu biraz olsun azaltabilmek için uğraşırken , aslında onu katlamak , biriktirmek .. bir kez daha zamanın 'Semptom giderici' etkisine sığınmak ..
izle --> http://www.youtube.com/watch?v=bgFh1rEr5dM ( The Civil Wars - Dance me to the end of love)
dinle --> http://fizy.com/s/1dekca ( Sting- Until)

Comments

Kupakızı said…
daha çok yazma hedefi koysan diyorum kendine.. yazdıklarını takip ediyorum tavsiyelerini de ama çok bekletiyosun:(
mutlu olduuuum yazılarımı okuduğunuz için .. ve çok üzgünüm sık yazamadığım için . genelde haftada 6 gün çalışıyorum ve okula da gidiyorum . aslında hiç zaman olmuyor yazmak icin ama onun tersine artık yazacak cok daha fazla şeyim var bence de daha fazla yazmak lazım .. teşekkürler ...

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…