Skip to main content

Posts

Showing posts from February, 2010

binaya giren uçaklar

görüntüleri tersine çevirmek çok işe yarayabilir.. bi adam ölmeyebilir mesela .. kitaba göre .. yazara göre.. ama belki de yazar gerçek bir hikayeyi anlatmıştır. yazarın babası .. 11 eylül de.. kitabın sonuna bakmamak lazım tabi.. aşırı gürültülü ve inanılmaz yakın .. limuzin yeterince uzun olursa hiç hareket etmesine gerek olmadığını, korkularımı sıraya koymam gerektiğini , kuş sürüsünü havalandıracak kadar gülmem gerektiğini .. okuduğum kitap.. 'Umarım bir gün sen de sevdiğin biri için anlamadığın bir şey yapma deneyimini yaşarsın ' Dresden bombardımanı (13-14 mart 1945 ) - Hiroşima( 6 ağustos 1945 ) hakkında bilgiler de vardı .. ve tabiki 11 eylül .. Empire State Binası hakkında da .. sevdiğin bi insanı kaybetmek , ve ardında bıraktıklarının peşinden gitmek .. özlemek duygusunu biraz olsun azaltabilmek için uğraşırken , aslında onu katlamak , biriktirmek .. bir kez daha zamanın 'Semptom giderici' etkisine sığınmak ..
izle --> http://www.youtube.com/watch?v=bgFh…

nöronlar inançlardan daha hızlı

Yaptığım şey hissetmiyormuş gibi yapmak mı yoksa gerçekten hissetmemek mi bilemiyorum .. bi süre önce yolunu beklediğiniz insanın bi süre sonra hemen yanında uzaklaşma ihtiyacını duyduğunuz duygular sarabiliyor sizi. cümlenin devrik veya anlamsız olduğuna bakmayın . demek istediğim ne ara birinden diğerine geçtim onu anlayamıyorum . zaman her şeyin ilacı diyerek bünyeyi kandırabiliriz belki ama o kadar .. nöronlar inançlardan daha hızlı .

Truman Capote

Bence yayalar içinde acil yürüme şeridi olmalı . Hızla bi yerlere ulaşmaya çalışırken insanların normalde ne kadar yavaş yürüdüğünü anlıyorsunuz ve de ister istemez çarpıyorsunuz. o nedenle acil bi acil yürüme şeridi lazım :)
Bir de içindeki sıvı bitince öten alarmlı bardaklar olmalı . Tamam , şu anda bi işinize yaramayabilir , ama inanın bi cafede çalışıyorken yokluğunu hissediyorsunuz :)
Kendime ---> kitap okuyabileceğin bi zaman 'Truman Capote' oku , ilk kez ! Tiffany'De kahvaltı

boris vian & duke ellington

beni okuyan , okumaya çalışan , arada bi aklına gelip de sayfama bakan arkadaşlara sözüm ; işe başladığımdan yazamıyorum bi süre .. hatta daha çok fazla şeyi yapamıyorum .. ama sanırım bu da geçici bir süreç . insanoğlunun en önemli özelliği değil mi ki değişen durumlara direk adapte olmak .
6 gün ardarda çalıştığım bir haftanın pazar günü 'tatilini' hayal edebiliyor musunuz? . gün bitsin istemiyorum , uyumuyorum o nedenle ısrarla .
akşamüzeri bi an içime 'günlerin köpüğü- boris vian' okuma hissi ve de isteği geldi. çok uzun zamandır duyarım , düşünürüm , görürüm raflarda ama elim gitmezdi , içimden derdim zamanı gelince elim zaten gider.. Bi an toparlandım gittim esparka , onunla bir de duke ellington ın cd si var mı ona bakmaya .. çünkü iki eser daha doğrusu iki kişilik çok ilişkili --> Boris Vian & Duke Ellington
Ama ikisini de bulamadım . İçimdeki birşey satın alma içgüdüsünü sanırım gereksiz şeylerle giderdim . Ama bir tanesinden hala emin değilim , kadavra …