Skip to main content

Posts

Showing posts from January, 2010

beyaz a ..

... yoğun istek üzerine blog sayfası rengimi beyaza çevirdim , gözlerinizin geleceğiyle oynamak ve de içinizi karartmak istemem daha fazla .. :) sayfayı beyaza çevirişimin hatrına keşke yarın sabah kar yağsa :)

'Lütfen beni öldürme..'

En uzun ne kadar sabit kalabilirim bilmiyorum , yani evde sabit kalmaktan bahsediyorum . Limitlerimin bu kısmını bilmezken , en uzun ne kadar sabit kalamam onu biliyorum . Bir haftadır evdeyim . Pek tabi okula gidiyorum , kuşlarla deneyimi yapıp , gerekirse tez hocama hesap verip , yine eve geri dönüyorum . Evdeyse en çok enerji harcayarak gerçekleştirdiğim aktivite makale çevirmek . Evet bunun için beynim diğer bütün aktivitelere harcadığından çok daha fazla glikoz harcıyor . Ama dedim ya , bir limit var ortada. Ve pek de geniş olmadığı anlaşıldı , yani ben sevdiğim herşeyden vazgeçemezmişim , öyle sabit duramazmışım . O nedenle dün evde daha fazla duramayacağımı anladım . Ama dışarı çıkmak için de bir neden lazımdı . Ve o nedeni bulamadım . Evde döndüm dolaştım , ama bulamadım ya da 'neden' beni bulamadı. Sonuçta dışarı çıkma nedeninle bir araya gelemeyen ben yine evde kalmak zorunda kaldım . Sıkıntılı el , pek tabi kumandaya gitti. Seçim şansımın çok olmadığı televizyonda T…

i dont like cricket , cause i love it ! :)

Teoman'ın bir şarkı sözüyle başlamak lazım bu kez .. " boşver beni mühim değilim / bu onun hikayesi .."


Oliver (Broom) İngiltere 'den Türkiye ye bisikletle geldi ve burdan Avustralya'ya gitmeyi planlıyor. 'bisikletle' kısmını tekrarlamak da fayda var. 2 aydır bisikletle yolculuk yapan Oliver'ın bizde geçirdiği 5 gün boyunca en çok konuşulan konu tabi ki yaptığı yolculuktu . Bunu neden yaptığı , amaçları , harcadığı enerji , para , zaman , tanıdığı yeni insanlar , kültürler , insanların onu anlamaması , onun insanları anlamaması vb.
Oliver ın henüz gelmediği haftasonunda ben de kampa gitmeyi planlamıştım . Fakat sabah kalktığımda boğazım biraz şişmişti. ve vazgeçtim . Ardından Oliver gelip , bana iki aydır bisikletle yolculuk yaptığını söylediğinde sınırlarımın ne kadar dar olduğunu farkettim .
Evet böylesine tehlikeli ama bir yandan da macera dolu yolculuğa çıkmanın farklı sebepleri vardır. Ve eminim hepsi iyi sebepler değildir. Örneğin bişeylerden kaçma…

kırık

Çocukken annem bana bir kutu boya almıştı , renk renk. sarı mavi kırmızı yeşil en çok biten hep pembe olurdu . sonra büyüdüm , anladım ki para diye bir şey varmış her şeyi yöneten hiç bi zaman yeteri kadar cebimde olmayan , sevdiklerim ölünce elimden bir şey gelmezmiş , ölmeyen sevdiklerim de mutlaka bir gün kalkıp gidermiş arkalarına bakmadan .. meğer gerek yokmuş kırmızıya pembeye yeşile , anladım ki siyah beyaz yetermiş hayatı betimlemeye ..

dikiz aynasında 2009

içimden bir şey yapmak gelmiyordu , düşünmek bile . Ama her menü hakkında soracak bir sorusu olan benim canım arkadaşım Pelin , düşüncelere dalıp gitmeme izin vermek istemediğinden sorular -sorular -sorular sordu :)
ve çıkan cevaplar :
2009'da izlediğin en iyi film : U turn !
2009'da okuduğun en iyi kitap : *Papalagi / Göğü delen adam *Kürk Mantolu Madonna
2009'da başına gelen en ilginç olay : işte buna cevap veremedim :( Pelin in ise nerdeyse kafasına kedi düşüyormuş . işte bu yalnızca Pelin'in başıan gelebilir :)
Ama şimdi düşünüyorum da ilginç değil belki ama bu sene başıma gelen en iyi şey Oliver'la tanışmam oldu . Onun hikayesini de yazıcam .
Michael Jackson ın öldüğü sene benim Madonna konserine gidebilmiş olmam da 2009'la hatırlanacak bundan sonra .
Ve hayatımın en güzel şehrini gördüm ; Bruges !
Hep iyi şeyler yoktu tabi ki , hayatımda hiç bir sene bu kadar fazla 'keşke' dememiştim .
2010 ! lütfen güzel ol !


edit (2011): hayatımın en güzel yılı 2010 '…