Skip to main content

göl


elimde olsa kendimi evde bırakıp dışarı çıkıcam . ama değil ! tıkılıp kaldım kendime . o zaman madem gidemiyoruz bu adresten , evin şeklini değiştiririz dedim ben de . çünkü baktım ki olmuyor. gülümsemiyorum . rol yapabilirsiniz -yapamazsınız başrolü kaparsınız hatta üstüne bir de oscar alırsınız belki ama sonunda yorulursunuz . elinize kalacak olan şey 'yorgunluk' . ve ben de yorulduğumu hissettim ve artık bu durum gözlerimden fışkırmaya başladı . tanıdık -tanımadık anlıyor keyifsizliğimi . o yüzden dedim ki bir çeki düzen vermeli , daha çoook uzak olsa da bir bahar temizliği , veya baca temizliği evet evet . şöyle bi silip süpürmeli , gelmeyipte geçmiş şeyleri , içime yer etmiş ama mutlu etmemişleri , beynimi mekandan mekana insandan insana dolaştıran şarkıları, boş kalabalığı , yalancı gülümsemeleri , geç kalkılan sabahları , kafamın içindeki dağınıklığı , tüm gün pijama ile dolaşmış gibi bir his veren uyuşukluğu , geleceğe karşı olan karamsarlığı , insanların gözlerindeki umutsuzluk ışıklarından benim gözüme kaçanları .. temizlik lazım . güzelce . pırıl pırıl . yeniden başlamak lazım . tekrar güvenerek ..kendine .. yalandan değil de içten gülümsemek için . içimden geldiği gibi davranabilmek için .. uyumadan önce tekrar hayal kurmaya başlayabilmek için ... yarın ! göle atıcam .. yorgunluğumu , uykusuzluğumu, keyifsizliğimi , güvensizliğimi .. :) su alır götürür hepsini ..

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…