Sunday, December 6, 2009

cumartesi-ertesi

bir pazar sabahı . hep diyorum sevmiyorum şu pazarları diye . ama sanki eskisi kadar değil . çünkü onlarda yitiriyor anlamlarını yavaaaş yavaaaş . bu sene bunu öğrendim hayattan . geçen zaman alıp götürüyormuş tüm anlamları. artık eskisi gibi üzülemiyormuşsun gidenin arkasından , sevinemiyormuşsun sevdiğin birinig görmeye . gitmekle gelmek arasına yerleştiriyormuşsun tüm sevdiklerini , gelen gidiyor nasılsa diyormuş aklın sana her seferinde , o nedenle uzak duruyormuşsun paylaşımlardan . her geçen sene duygusuzlaşıyormuş insan meğer. doğumgünü pastanda ki mumlardan belli değil mi zaten , belli bir yere kadar artmıştı sonra azalmaya başladı . kimse ve yani hayat isteklerini karşılayamıyorsa -pastandaki mumlar bile- o zaman senden verdiklerini geri almaya başlıyor .
ben nerden geldim bu konuya bilmiyorum . kendimi serbest bırakınca çıkıyor böyle şeyler . iş bulmam lazım . kredi kartı borcumu -kiramı-elektriği-doğalgazı-ihtiyaçlarımı ödemeliyim - tezimi bitirmeliyim- üds &ales gibi sadece 2 sene geçerliliği olan saçma sınavlardan yüksek not almalıyım - kendi derslerimi de unutmadan bir de açıköğretim var . biri bana kameranın yerini göstersin el sallıcam . hepsi şaka dimi?
halbuki benim okumak istediğim kitaplar , dinlemek istediğim şarkılar , izlemek istediğim filmler , gitmek istediğim ülkeler var . istiyor olmamaın hiç mi önemi yok? o zaman bari kandırmayın çocukken aldığınız boyama kitapları ve renkli kalemlerle . hayat bu derece renksizken neden bu kadar fazla çeşit renkli boya var ki.

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...