Skip to main content

Benimle Oynar mısın ?




.. yer Brugge (brüj)
....tarih 7 ağustos

Biz küçük gruplar halinde dolaşıyoruz sokaklarda , fazla da uzaklaşamıyoruz , o yüzden devamlı büyük gruptaki diğer insanlarla karşılaşıyoruz .. Bense yer yön duygusu olmadığından kendi başıma gezmek gibi bir ihitmalim yok , dolayısıyla takılıyorum yine birilerinin peşine .. ama sıkılmışım da bu durumdan .. yollarda normal arabalardan fazla at arabaları .. neyse yine birine yol veriyim derken gördüm beyaz adamı..

işte o zaman daha çok inandım , Brügge 'ün masallardan kalma bir yer olduğuna..

Beyaz adam sokağın başında durdu , elinde ki beyaz kasayı yere koydu , cebinden 3 tane top çıkardı , kovasının kasanın önüne koydu , ve kasanın üstüne çıkıp bir heykel havasına büründü.. ta ki bir çocuk gelip para atana dek ..

çocuk para attı , heykel çözüldü , selam verdi , elindeki toplarla bir jonglör misali oynamaya başladı ve bir süre sonra tekrar , heykelleşti :) ben de bu eğlenceli oyuna bayıldım .. bu gezi de gördüğüm en yaratıcı fikirdi :) ben de attım tabii para .. selam verdi , oynadı .. öyle olunca benim aklıma bir şarkı geldi ...

' benimle oynar mısın? '

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…