Skip to main content

finally in Gießen ..

... kuşların çarpmaması için cama kuş resmi stickeri yapıştırılan ama aynı zamanda güvercinlerin konmaması için çatılara diken benzeri demirler konulan bir şehirdeyim .. bu ilk çelişki. . ama bu benden çok kuşları ilgilendiriyor :) benim asıl kafayı taktığım şeyse nasıl oluyorda bu insanlar tüm kurallara uyuyorlar ama yine de "punctual" olabiliyorlar. Bilerek ingilizce yazdım , çünkü 'dakik' kelimesi türkçe de anlamını yitirmiş gibi oluyor burdaki insanları tanıyınca .. ama bu durum ben de iyi şeyler hissettirmedi ..

Kurallara uymak pahasına robotlaşmış insanlar görmek isterseniz buraya ya da belki de ALmanya nın herhangi bir yerine gelebilirsiniz. Kurallara uymak pahasına hoşgörüyü evde bırakmış insanlar topluluğu diyebilirim almanlar için .. en azından tanıdığım almanlar için ..

aslında buraya geldiğimden beri yazacak bir çok şey oldu , bir çok anı ve deneyim .. ama sanırım en yoğun ve garip duyguyu bugün hissettim . Avustralya lı arkadaşla daha doğrusu onun ablasıyla konuştuk 'gallippoli' hakkında .. her ne kadar ismini unutmuş ve ben hatırlatmış olsamda Atatürk ten çok güzel bahsetti.. kaç kişinin öldüğünü hatırlayamadığımız bir savaş üzerine konuşmak , önceden savaşmış iki milletin insanları olup aynı masada kahve içmek bizi duygulandırdı , şahsen benim gözlerim doldu :)

ve bir de buralarda hissettiğim en yoğun duygu 'insan kendinden kaçamıyormuş' oldu..

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…