Skip to main content

Fark yaratmak ..



Fark yaratmak , herkes gibi yapmamakla mümkündü. Herkesin sustuğu yerde konuşmak . Büküldüğü yerde dikilmek, kazandığı yerde kaybetmek .. Bana her daim kendimi güçlü hissettiren bu cümle Mine G. Kırıkkanat'a ait . ( Madame Figaro - Mart 2006) Yine birikintilierimi karıştırırken çıkıp geldi gözümün önüne , ve okuttu kendini. Son yazısında Darwin'den bahsetmiş o da , 200. yaşında Darwin , bu artık Darwin in teorisini okuyup anlamak için iyi bi neden değil mi? yani en azından bugüne kadar merak edip okumamışlar için ..
Agnostiğim ben , aynı Darwin gibi. Sorgulamaktan yanayım yani , hem de her şeyi.
Güzel ve çok zorlamayan bi kitap okumak isterseniz şu sıralar , Mine 'den Sinek Sarayı olabilir, aklınızda olsun .
Tracy Chapman dan Behind The Wall çalsın istiyorum , o sırada Mine Kırıkkanat la bir bardak kahve içip sohbet ediyim bende .. Bir de upuzun sarılıp doğum gününü kutlamak isterdim dün. Ama bi süredir yaklaşma yasağı var sana . Ve biliyorum ki geçen seneler seni mutlu etmiyor , dolayısıyla doğum gününü kutlamak pek bir şey ifade etmiyor .. Harun'la Ayasofya ya gidiyim istiyorum , sanat tarihinde yüksek lisans yapan ve bir o kadar okuyan birinden bahsediyorum , pek keyifli olurdu ondan dinlemek Ayasofya yı. ve doğayla iç içe yerleşmiş bir at çiftliğinde çalışmak istiyorum . Ne olur sizde ne alaka demeyin .
Tracy Chapman dan behind the walls ı dinleyin ..

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…