Skip to main content

Fell in 'love'



Anladım ki istediğiniz her filmi mutlu sonla bitirebilirsiniz :) Örneğin City Of Angels ı daha önce izlemiştim . Hep kötü sonla biterdi . Ama bu kez 70. dk da bitirdim filmi dolayısıyla --> MUTLU SON. :)
Daha önce fark etmemişim , bu film bana başka bir şeyi daha farkettirdi ; filmde geçen diyalog ;
-i fell
-did you fall from train ?
-i fell in love ...

çok güçlü bir metaformuş meğer 'aşka düşmek '

.. Meg Ryan arşivimin sonuna geldim. Hiç biri tam olarak mutlu da etmiyor , üzmüyor da garip. Sanki Meg Ryan her zaman ya ilk sefer doğru adamla karşılaşıyor , ya da ikinci sefer karşılaştığı doğru ada için ilkinden 'kötü olmayan bir şekilide' ayrılıyor . Ama biliyorum hayat Meg Ryan filmleri gibi değil , hatta Meg Ryan ın kendi hayatı bile .. Ama yine de French Kiss te ki boynundaki kolyeyi gösterip acayip bir sesle 'like this' dediği anda , Hangin'up ta ablasının koca köpeğine bakması gereken zamanlarda çok gülerken , Sleepless in Seattle , In the land of a Woman 'da biraz melankolik oldum . In the Cut ın son sahnesi çok başarılıydı. ve daha bir çok şey .. ama dediğim gibi City Of Angels da üzülmemek için erkenden kapadım . Düşündüm de keşke gerçek hayatta da böyle yapabilseydik ..

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…