Skip to main content

yükseklik korkusu?

Yükseklik korkunuz var mıdır.. yani başarılı olmaktan korkar mısınız veya çook mutlu olmaktan , ya da hayatın dibine inmekten .. sabahlara kadar ders çalışmaktan , yada bir daha hiç ayılmayacakmış gibi günlerce içmekten? ben korkarım ..
Bir tek seninle değil , tüm hayatla bağlarımı gevşettim , artık kalkıp gitsen bile sürükleyemezsin beni hiç bir yere .. anladım ki herkes ve herşey gelip geçici . kalıcı olan tek bir şey var .. şeklinde devam etmek isterdim ama yok , çünkü kalıcı olan tek bir şey yok . Dünyanın bir ucundan bana gelen kelebek broşlar , doğumgünümde hediye ettiğin kelebekli mumluk , sırtımdaki kelebek desenli dövme .. hepsi geçici . O yüzden şimdi artık farklı bakıyorum , hayattan bir şey almak derdinde değilim artık , bir şeyler katmak istiyorum . belki de 'öğretmen olmak' istememin en büyük nedeni budur .
Ama ben bu sıralar duygusal yazılarda yazmak istemiyorum =) çünkü hayatımda hiç olmadığım kadar huzurluyum , öyle ki üzerimdeki melankolik ruh bile bi yerlere gitti sanırım , hüzünlü şarkılar artık kafamı bulandırmıyor , kimseyi hatırlatmıyor ...
dedim ya hayatla bağlarımı gevşettim , seninle de .. o yüzden hiç olmadığım kadar tek başımayım ve hiç olmadığım kadar huzurlu .. bir daha ki sefere çağırdığında gelemeyebilirim .. ve bundan sonra kimseye hiç bir söz veremeyebilirim ..
Okumak istediğim kitaplarla bir ömür geçirebilirim seve seve ... ve hep ama hep Amy Winehouse dan Back to Black dinleyebilirim .

Comments

VOPhotographics said…
Oldukça derin.

Yaşamak lazım.

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…