Friday, January 30, 2009

'romantik komedi filminde değiliz anladım nihayet ..'

Anladım ki insan yetişemiyor ve her defasında bir şeyleri seçmesi gerekiyor , seçilenlerde insanın hayatını oluşturuyor . Devamlı bir şeyler seçiyorum , zamanımı şöyle harcamayı , şu kitabı okumayı , bunu yapmamayı , onu aramayı .. ya da aramamayı . İçimdeki inşaat hiç bitmeyecek gibi geliyor ...
Hayatımda hiç bu kadar yoğun hissetmemiştim dünyanın dönüşünü , olan bitenler o kadar hızlı ki beni yanından sıyırıp geçmese düşüvericem yere. Kafamı kitabıma gömüp , hiç kaldırmamak istiyorum ! Çünkü kafamı kaldırınca üstüme üstüme geliyor haberler , gazeteler .. Televizyonun açma tuşuna bastığım an onlarca insan ölüyor ! ve hatta küre ölüyor! Ama biz gözle gördüğümüz ve şu an başımıza gelenle ilgilendiğimiz için , kürenin ölmesi şu an pek umrumuzda değil ! Artık 'içten' mutlu olmak çok zor . O kadar çok 'kötü' şey var ki insanda alışkanlık yapıyor . Bu kötü bir şey tabiki ama istemsiz bir şey aynı zamanda . Siz eğer bir canlıya hep aynı uyartıyı verirseniz , o size artık en başta verdiği tepkinin %10 unu verir en fazla . Örneğin , RTE ilk zamanlar yaptığı gaflarla ne tepkiler aldı ama şimdi artık alıştık , ve tepkisizleştik . Artık herkesle konuşmakda istemiyorum , zaman harcamak da , mutluymuşum herşey yolundaymış gibi yapmakta . Her şey yolunda olamaz zaten ' KiMSE için olamaz. Orda insanlar ölürken , ve daha beteri bizi beklerken ne kadar sıkı kapatabiliriz ki gözlerimizi! Bilmiyorum bu zor zamanları siz neyle destekliyorsunuz , zira artık insan ne arkadaş sahbetlerinden ne pazar gazetelerinden ne de televizyon programlarından aynı tadı alıyor . Benim bi süredir uğraştığım nerdeyse tek şey 'bilim' . Kafamdaki soru işaretlerine orda yanıt bulup , kendimi 'düşünce' boşluğuna düşmekten kurtarıyorum ..
Çünkü anladım ki 'romantik komedi filminde değiliz' ve ben uzun zamandır kendimi kandırıyorum ...

Sunday, January 25, 2009

post-it 6

'Son ders' filminden replik :

-sen öğrenmene bak , sınıf geçmek başa gelen bir şeydir !

tatil =)


Şimdi ben tatile giriyorum ya , sanki bütün dünya hep birlikte tatile giriyomuşuz gibi geliyor =) O yüzden tatil önerileri vermek istedim , yani aslında tatil önerisi dediğim şey .. benim tatil boyunca yapacaklarım yada yapmaya çalışacaklarım diyebiliriz..

Öncelikle bol bol fotoğraf çekmeli , iyi kötü , güzel çirkin , renkli siyah -beyaz , uzak yakın , deniz , sokak , insan ,aile , çocuk ..ne olduğu önemli değil , önemli olan içinde olduğu zaman dilimine ait olması.

Sizde kitap raflarınızdan bir oflama puflama sesi duymuyor musunuz? ben bariz duyuyorum , sıkıldılar tabi beklemekten =) kitaplar diyorum , kitaplarınız , kitaplarım .. okunmak için ordalar değil mi , beklemek için değil =) yapın edin okuyun demiyorum size , bu saatten sonra anneniz bile demez ki zaten bunları ben sadece hatırlatıyorum . Bunu telefonunuza gelmiş bir hatırlatma mesajı olarak algılayabilirsiniz ..

Tatil planlarımdan biri de yemek yapmayı öğrenmek , annemden 'yemek yapma dersleri' alıcam . Şahsen bunu daha önce de denedim ama en fazla 10 dk sürdü , ama bu kez kararlıyım zira çok saçma beslenmeye başladım . Siz? ne yiyorsunuz? sağlıklıysa beslenmeniz ne mutlu size =)

Babamla balık tutmaya gitmek istiyorum , hava müsade ederse eğer tabi. Böyle yapılacak bir şeyden sırf hava bozuk olduğu için vazgeçmekten nefret ediyorum . Kötüyse kötü , ıslanırsak kururuz , soğuksa giyiniriz , kar varsa kardan adam yaparız falan =) dert değil yani şahsen ben ayak uydurabilirim havaya çünkü çok uzun zaman oldu balığa çıkmayalı , en son uçan balık yakalamıştım söylemesi ayıptır ama uçarken değil yüzerken . Tabi ben yeni öğreniyorum onun bir geçiş formu olduğunu (evrim açısından ) , yoksa bilsem çorba yapılmadan önce incelerdim kendisini =)
Bir de müzik var tabi , hayatımızın ayrılmaz parçası desek yeridir :) Bu tatil bol bol Beatles dinlemek lazım gibi geldi bana , fotoğrafta ona itafen konuldu zaten . Hey juuuuuuuuddeee dont make it baaaaaaaaad , take a sad sooooong .......***

Bu tatilde kendime bir araştırma konusu seçtim , evrim , aslında devamlı araştırıyorum bunu zaten ama odaklanmak için güzel bir zaman dilimi .. gelsin dawkinsler darwinler , mayrler hepinizi okuyabilirim :)

Bilgisayarımda bozuk zaten , sanki bu bi işaret , evren bana kendime ait zaman ayırmamı söylüyor . O yüzden bilgisayarımı bozdu :)

Bu arada yayındayım ben , radyoda yani . Orda da söylicem size de söyliyim öyle gidiyim .. Tatilde ne yaparsınız bilmiyorum , ama biriktirmeyi ihmal etmeyin .. Hayatı yani.. yoksa zamanın geçtiğine dair bir kanıt olmaz elinizde , sonra bir gün ardınıza baktığınızda gördüğünüz boşluk sizi hiç mutlu etmez.

Diyorum ya benle birlikte herkes tatile giriyor sanki , o yüzden herkese mutlu mutlu tatiller =)
*
dipnot= The Fall isimli bir film izledim , çok beğendim , izleyin , izleyiiiin :)
bir de dinleyiin --> Antony and the Johnsons ' Cripple and the starfsifh '

Thursday, January 22, 2009

for my wings


"i've been searching
for
my wings
some time
i'm gonna be born into soon the sky
cause
'i'm a bird girl '
and
the bird girls go to heaven
i'm a bird girl
and
the bird girls can fly"
:)

Thursday, January 15, 2009

unwelt


unwelt-algı farklılığı ...
örnekle anlatmak gerekirse eğer; örneğimiz havai fişekleri
Siz belki de seversiniz onları , eğlenceli günlerde patlatılan hava fişekler! renkleri, parıltıları , gökyüzünü aydınlatması , ardarda olması ... tüm bunlar yüzünden çok keyif alabilirsiniz, yani eğer siz de benim gibi değilseniz büyük ihtimal seversiniz..
Ama ben sevmem hava fişeklerini , onların sesi ben de kaçma isteği uyandırır , ya da saklanma .

*
Geçmişte yaşadıklarımız şekillendirir bizi , yaşamadıklarımız yanımızdan akıp gider. Ve ben senin ne yaşadığını bilemem ben yokken , ve sen de bilemezsin benim yaşadıklarımı .
--
*dipnot: fotoğraf için Asuman Ünsal ' a teşekkürlerimle ...

Wednesday, January 14, 2009

post-it 5

Sıkıldım ben bu boğucu gökyüzünden , her gün ya karanlık ya bulutlarla kaplı .. Ya da yağmur var , kafanı yukarı bile kaldıramıyorsun gökyüzüne bakmak için . O yüzden isterdim ki yarın sabah penecerimi açıp fotoşop misali parlak sarı bir güneş kondurayım gökyüzüne =)

Thursday, January 8, 2009

post-it 4

Arkasında " 'Ülkemiz insanlara maddesel zenginlikler sunmak için çok yoksul olsa da , onlara eşitlik duygusu, insanlık onuru sunamayacak kadar yoksul değildir' diyen adamın güzemli adasına doğru alçalmaya başladı uçak ." yazan , ilk Ferhan Şensoy kitabımı aldım bugün . Sınav haftasında olmamdan ötürü bu hafta yapmamam gereken aktiviteleri yapmak için acayip bir istek duyuyorum o yüzdendir ki kitapçıdan önce de sinemaya gittim . Güzel filmdi . Meğer ölülermiş hepsi hemde. Evet üzgünüm filmin sonunu söyledim , ama tamam hangi film olduğunu söylemicem merak etmeyin . Şimdi ders çalışmak lazım .
Günün şarkısı Love our time Today - Yamit Mamo
"(...) tüm hikayeler ölümle biter.."
d.

Tuesday, January 6, 2009

post-it 3

Çok çılgın bir gün bugün , en yakın arkadaşlarımdan biri hayatını başka birinin hayatına bağladı. Bana kalsa oturup ağlayabilirdim ama tebrik bile edemedim . Yapmak lazım arada böyle bir delilik =) kıskandım doğrusu g.!
Günün şarkısı Fiona Apple dan , Accross the Universe

yükseklik korkusu?

Yükseklik korkunuz var mıdır.. yani başarılı olmaktan korkar mısınız veya çook mutlu olmaktan , ya da hayatın dibine inmekten .. sabahlara kadar ders çalışmaktan , yada bir daha hiç ayılmayacakmış gibi günlerce içmekten? ben korkarım ..
Bir tek seninle değil , tüm hayatla bağlarımı gevşettim , artık kalkıp gitsen bile sürükleyemezsin beni hiç bir yere .. anladım ki herkes ve herşey gelip geçici . kalıcı olan tek bir şey var .. şeklinde devam etmek isterdim ama yok , çünkü kalıcı olan tek bir şey yok . Dünyanın bir ucundan bana gelen kelebek broşlar , doğumgünümde hediye ettiğin kelebekli mumluk , sırtımdaki kelebek desenli dövme .. hepsi geçici . O yüzden şimdi artık farklı bakıyorum , hayattan bir şey almak derdinde değilim artık , bir şeyler katmak istiyorum . belki de 'öğretmen olmak' istememin en büyük nedeni budur .
Ama ben bu sıralar duygusal yazılarda yazmak istemiyorum =) çünkü hayatımda hiç olmadığım kadar huzurluyum , öyle ki üzerimdeki melankolik ruh bile bi yerlere gitti sanırım , hüzünlü şarkılar artık kafamı bulandırmıyor , kimseyi hatırlatmıyor ...
dedim ya hayatla bağlarımı gevşettim , seninle de .. o yüzden hiç olmadığım kadar tek başımayım ve hiç olmadığım kadar huzurlu .. bir daha ki sefere çağırdığında gelemeyebilirim .. ve bundan sonra kimseye hiç bir söz veremeyebilirim ..
Okumak istediğim kitaplarla bir ömür geçirebilirim seve seve ... ve hep ama hep Amy Winehouse dan Back to Black dinleyebilirim .

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...