Skip to main content

unuttuklarınız?

2-3 yaz önce bir film izlemiştim 'Hayalet Dünya ' .. izlediğim en iyi uzakdoğu filmi desem mübalağa yapmış olmam . Filmden bana tortu olarak kalan düşünceler oldu tabiki her film gibi.. ama bilirsiniz bazıları daha kalıcıdır dibinize çökerler , bir daha gitmemek üzere.
Yıllar önce izlediğim bu filmi bana hatırlatacak bir kaç şey yaşadım son zamanlarda o yüzden , tekrar su yüzüne çıktı tortular ..
Herhangi bir insanın hayatına girerken çok da önemsemeyiz o anları .. çok basittir çünkü bir merhaba . ama sonrası daha zordur , çünkü her zaman derim 'bitirmek başlamamaktan daha zordur '. Eğer bitiremeyeceğinizi biliyorsanız iki kez düşünün başlarken ... Çünkü ardınızda bıraktıklarınız .. cümleler .. diğer insanın hayatını şekillendirir , en azından mutlaka bir etkisi vardır. Kimbilir kimler geçti ömrümüzden , ne isimler, yüzler.. şimdi çok -çok azı var benim hayatımda mesela ,gerisi nerede? tek tek ne yapıyorlar diye sormuyorum aslında ama işte böyle anlaşılıyor . Belki şu şekilde söylersem daha iyi olur.. İlk okulda kullandığınız çanta? uyurken sarılıp yattığınız ayıcık ? en sevdiğiniz pijamalarınız ? ilk bisikletiniz ? dahası oyuncaklarınız , döküldümü bütün salonu dağıtabilme kapasitesine sahip olan oyuncak kutunuz? nerdeler şimdi.. nerde bıraktınız onları , hangi köşeye attınız.. kimbilir.. onlar hala yeryüzünde , bizden daha uzun yaşayacakları kesin . ama nerdeler? işte filmde biraz bununla ilgili , o ardınızda bıraktıklarınızın , unuttuklarınızın nereye gittiğiyle ..




Dönme dolabın olduğu resim , filmden aklımda kalan en belirgin sahne :) nette resmini bulunca çok sevindim . :)

Comments

kupakızı said…
;) izlenecekler listesinde yerini aldı ..
saol..

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…