Skip to main content

Posts

Showing posts from December, 2008

post-it 2

İnsanın sevdiği bir şarkıyı bulması ne güzel bir duygudur. Bugünün şarkısı bu olsun o zaman Where do you go to (my lovely) - Peter sarstedt .
Hotel Chevalier 'in soundtracki - bunun için sana teşekkür etmem lazım Kaba Şimşek :) ama senin bundan haberin yok :)

post-it 1

günlerden pazar
"sevmem ki ben pazarları " derdim ta ki Nazım'dan " bugün günlerden pazar , bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar " dizesini duyana kadar ..

Pencerenin kenarında oturup karşı pencerenin önünde soğuktan ve üzerine yağan kardan korunmak için tüylerini kabartıp uyuyan güvercinlere bakarken yanımda Sena'yla Eda vardı , bir yandan da Cem Adrian 'dan 'dostum' çalıyordu .. :)

unuttuklarınız?

2-3 yaz önce bir film izlemiştim 'Hayalet Dünya ' .. izlediğim en iyi uzakdoğu filmi desem mübalağa yapmış olmam . Filmden bana tortu olarak kalan düşünceler oldu tabiki her film gibi.. ama bilirsiniz bazıları daha kalıcıdır dibinize çökerler , bir daha gitmemek üzere.
Yıllar önce izlediğim bu filmi bana hatırlatacak bir kaç şey yaşadım son zamanlarda o yüzden , tekrar su yüzüne çıktı tortular ..
Herhangi bir insanın hayatına girerken çok da önemsemeyiz o anları .. çok basittir çünkü bir merhaba . ama sonrası daha zordur , çünkü her zaman derim 'bitirmek başlamamaktan daha zordur '. Eğer bitiremeyeceğinizi biliyorsanız iki kez düşünün başlarken ... Çünkü ardınızda bıraktıklarınız .. cümleler .. diğer insanın hayatını şekillendirir , en azından mutlaka bir etkisi vardır. Kimbilir kimler geçti ömrümüzden , ne isimler, yüzler.. şimdi çok -çok azı var benim hayatımda mesela ,gerisi nerede? tek tek ne yapıyorlar diye sormuyorum aslında ama işte böyle anlaşılıyor . Belki şu şe…

Bilim ?

Neden bilimden bu kadar uzağız? Neden cafe de otururken , ya da ev de vakit geçirirken hep gazete , dergi (sanat , magazin , spor) karıştırıyoruz , okuyoruz da bilime bu kadar ağırlık vermiyoruz? Neden evlerde cosmopolitanlar birikirken bir yandan da ng ler , geo lar , atlaslar yükselmiyor ?
Gözümüze sürdüğümüz rimel , gözümüzden daha mı cezbedici? ya da bir kasın nasıl çalıştığını bilmeyen bir insanın futbolla ilgili yaptığı yorum ne kadar gerçekçi?
Düşünmekten mi kaçıyoruz yoksa? aklıma ilk gelen cevap bu da ..
*
Tamam Deniz , bu senin bölümün , sen bilebilirsin , biz bilmesek de olur :S gibi bir cevapta alabilirim ben sorularıma , çok da muhtemeldir. Ama bilim - biyoloji senle ilgili , benle ilgili.. canlı dünyası yani .. sen nerden geldin nereye gidiyorsun , senden önce kim vardı bu topraklarda.. peki bu değişim nasıl gerçekleşiyor yoksa hiç mi değişim olmuyor? ilk günkü gibi miyiz? ...
"maymundan gelmek " deyimi ne kadar doğru , özünde yatan ne ?
Ama tabiki "ne alakası v…

ardımda bıraktıklarım ..

unutmuşum . hayatımda çektiğim en güzel kareyi bloguma yüklemeyi ve hakkında iki çift laf etmeyi unutmuşum .
dün bu iki fotoğrafın çıktısını aldım ve üniversitede çok sevdiğim iki ayrı hocama benden hatıra kalması için verdim . Fotoğraflar çıkıp onların ellerine ulaşana kadar çok fazla beğeni topladı , ilk fotoğrafta daha belirgin olan martıların yüzüne baktıkça baktı insanlar . Tahminimce bana olan oldu onlara da , içleri ısındı . Bu kuşlar insana derdini unutturur diye boşa demiyorum :) insanın arkasında onu hatırlatacak bir şeyler bırakması ne kadar önemlidir bilmiyorum , ne kadar hatırlanmak- anılmak ister o kişi , onu da bilemem ama ardımda güzel bir şey bırakmanın mutluluğu doldu içime dün . Çektiğim bu iki fotoğraf bana hayata dair çok fazla şey anlatıp içimi ısıtırken aslında ne kadar güzel bir anı dondurduğumu anladım . Şimdi hiç bir şey aynı değil fotoğrafı çekilen yerde .. Aynı duygu Edith Piaf dinlerken de çağrıştı ben de , adalar da yürürken kulağımda no je ne regrette r…
İnsanlar gelir...








insanlar gider...



geç olsa da 'Sukkar Banat ' :)

Günün kirinden ,pasından uzaklaşmak için şeker gibi bir film biliyorum , tam anlamıyla şeker gibi , çünkü başrolde 4 tane kadın var :) şöyle kendinize sütlü bir kahve yapıp , koltuğunuza gömülüp , Caramel'i izleyin ( Sukkar Banat ) .. film başlasın , kamera güzellik salonunda dolaşıp güzel ve aynı zamanda doğal kadınları gösterdikçe sizinde bi gözünüz şöyle dışardan baksın kendinize , Tango el caramel çalsın .. Çalsın ki içinizden tango yapmak gelsin .. Başroldeki Layale i izledikçe canınız makyaj yapmak istesin :) sonra izin verin film sizi içine alsın .. ne zaman günlük güneşlik oldu ki hayat ? her şey her zaman bu kadar renkli ve güzel değil . Ya da eğer bi yerlerde renkli ve güzel şeyler varsa bile tüm hızla kirletilir ya .. işte o hesap . bu filminde renklerinin crossprocess yöntemiyle canlandırıldığına bakmayın anlattıkları bazen o kadar siyah ki - üzerine söz söylemeye kimsenin gücü yetmiyor .. Filmde , vazgeçtiğin şeyleri hatırlıyorsun , sevdiğin insan için kendinden verdi…