Skip to main content

Posts

Showing posts from November, 2008

günlerden özlem ...

özledim .. ailemi - evimi-çanakkaleyi özledim .. ablamı - koray abiyi .. marmaris te deniz kenarında uzun yalıdan yat limanına kadar yürümeyi , gökova da akşam üzeri güneş batarken plajda kitap okumayı ve uyuya kalmayı ... kampta yakamozun olduğu gecelerde denize girmeyi ve sabahlamayı , deniz kenarında oturup bi yandan muhabbet ederken bi yandan güneşin doğmasını beklemeyi .. hamakta uyumayı özledim .. pelin i özledim ..
beyoğlunda vakit geçirmeyi , bi boydan bi boya mekik dokumayı .. tiyatroların kulislerine gidip fotoğraf çekmeyi özledim ve hatta sadece ' fotoğraf çekmeyi ' de özledim .. dışarı çıkıp biraz kafa dağıtmayı mümkünse bi iki kadeh şarap içmeyi onun getirdiği psikolojiyle hayatın negatif tarafından uzak sohbet etmeyi.. en basitinden kahvemi hazırlayıp battaniyenin içine gömülüp film izlemeyi de özledim .. özlemekle mi geçer ömür ? bunun bi çaresi yok mudur?

everybody hurts.

Günlerden cumartesi.
Migrenimin 4. günü. yoruldum ağrıdan .
Zor da olsa radyodayım şu an ..
Everybody hurts dinliyorum REM'den ..
Küçücük bir oda burası .. kapıyı da kapadın mı bütün dünya dışarıda kalıyor ,bi sen içerde..
Dışardaki rüzgara ve koşturmacaya ne kadar karışmak istediğim tartışılır .. ama tüm sevdiklerim , değer verdiklerim , özlediklerim , dışarda.. ben iki saatlik durgunluktayım bu odada.. 'everybody hurts'u sizin için dinliyorum zaten ben de..
Başım ağrıyor , beynimin içinde sanki bana ait olmayan şeyler dolanıyor , yoruyor bu beni ve herşeyden uzaklaştırıyor , kendimden bile ..
niye ben çekiyorum bu acıyı diye sorarken kendime , şarkı da diyor ki ' everybody hurts .., sometimes everybody cries'
ve sonra hatırlatıyor ...
' hold on ..'

pusula'm Atatürk ..

Çok fazla şey yazıldı çizildi "Mustafa" belgeseli hakkında ama bu benim de bir şeyler yazıp çizmeyeceğim , fikrimi söylemeyeceğim anlamına gelmesin . Sadece bir süre beklememin sebebi , belgesi görüp öyle yazı yazmak istememden kaynaklanıyordu . Hala izlemiş değilim , çünkü artık izlememeye karar verdim .. Bazen insan yazılarına ve dolayısıyla düşüncelerine güvendiği yazarların yolundan gitmek isteyebilir . Bu öyle bir şey.. Belgeseli izlemeden onu eleştirecek misin ? yani tamamen ön yargılarınla mı yazıcaksın bu yazıyı? vb. sorular gelebilir aklınıza , ama değil . Evet; mutlaka ,belgeseli izleseydim de bu yazının başına geçseydim , farklı şeyler -odak aynı- yazardım hatta belki çok daha sert olurdu , bilemem ama benim bakış açım daha çok 'böyle bir zamanda neden buna ihtiyaç duyulduğu' ile alakalı ..

Öncelikle ilk defa vizyona giren bir belgesel için gidip gitmemeyi bu kadar ince ayrıntısına kadar düşündüm , radyoda anonsunu yapmıştım daha vizyona girmeden önce '…

İmgelerin İhaneti

Bugün Rene Magritte nin 110 . doğum yıldönümü .. o kim demeniz çok mümkün zira ressamların adı pek bilinmez.. bir tablosuyla kendi kolajım arasında bir bağlantı bulmuştu arkadaşım , ben de o zaman kendisini tanıdım .. ben zer şeyler mi düşünülmüş bilemem .. ben bu iki fotoğrafı birleştirirken sanki beynimin içinin görüntüsüymüş gibi düşünmüştüm .. benzer resim ..


Tablolarına göz atıp anlamaya çalıştım , kendisi 'Sürrealist' ( gerçeküstücü) bir ressam olduğundan , ya hiç bir şey anlamıyorsunuz tablolardan ya da uçsuz bucaksız anlamlar çıkarıyorsunuz ki bu tabi biraz da sizin hayalgücünüzün büyüklüğüyle doğru orantılı =) Örneğin , ressam hakkındaki bir yazıyı okurken İmgelerin İhaneti isimli bir tablosu dikkatimi çekti .. La trahison des Images



Tablonun altında 'bu bir pipo değildir diyor' ifadesi yer alıyor . "Peki bu ne?" şeklinde farklı açılardan tabloya bakabilirsiniz benim yaptığım gibi ama bu çok sıradan bir yöntem olur , en azından neden böyle olduğunu o…

-çizgi-

Aslında daha çocukken öğretildi bize boyayı dışına taşırmadan yaşamak ...



Renkli kalemler alındı , ve resim defterleri ... çocuk gözümüzle etarafa korkusuzca bakarken çok memnunduk halimizden 'hayat böyle bir şey miydi hep? yani istediğim her zaman resim yapabilir miydim? istediğim renk boyayla ? istediğim gibi boyayabilir miydim?'

Tabiki hayır , çok fazla zaman geçmeden çizgilerin dışına taşırmadan boyamak zorunda olduğumuzu öğrendik , güneşin sarısı gökyüzünün mavisine karışmamalıydı, ve hatta hiç pembe gökyüzü olur muydu? her şey kendi renginde olmalıydı !



Şimdi yaptığımız da pek farklı değil , 'boyayı çizginin dışına taşırmadan' yaşıyoruz, ne kadar yaşanırsa ...