Skip to main content

inanç?


Kim derdi ki kanaldan kanala geçerken göz ucuyla baktığım Desperate Housewife dizisi bana günün dersini verecek =) şöyle yazdı dizide , ya da şuna benzer bir şey diyim zira aynısını hatırlayamam .. ' İnanç, kanıtlayamayacağımız şeylere inanmaktır . Bu yüzden bizim için tek olan babamıza inanırız , yatağını bizimle paylaşan eşimize inanırız.. Ama bazen 'şüphe' çıkar gelir ve o zaman inancın yerini endişe doldurur.' üstüne uzun uzun düşünülmeyi hak eden bir paragraf .. dediğim gibi kendisi bir cnbc e dizisinden ..

Güzel şarkı --> Stranger by day - Shades Apart

Comments

mor said…
kendi blogumu düzenlerken sizin blogunuzu buldum..nasıl buldum hatırlamıyorum..sormayın da..sadece bulunca işte bu dedim.. aylardır beklediğim takip etmek istediğim bir insanın blogunun varlığını keşfetmenin mutluluğunu duydum içimde..adı:aynı harflerle farklı cümleler..biliyordum orda bir yerlerde bekliyordu..yıldız tozunu da künyeden bulup hemen açtım..hatta saatler öncesinden buldum..sizden önceki programın bitmesini bekledim saatlerce,sabırsızlıkla..benim hayatıma cranberries hep bilinmedik zamanlarda rastlantı sonucu çıktı..ne zaman iyi bir şeyler yapmaya çalışsam karşıma o çıkar..ben de bi inanç oldu cranberries..iyi bir sevgili ile iyi bir arkadaş ile iyi bir dost ile karşılaştığım zamanlarda kulağıma hep cranberries çalınır..bir şekilde bulur beni..bugün sizi buldum..ve gene kulağımda müzikleri çalınıyor..çok mutluyum..bundan sonraki yazılarınızı takip etmek için sabırsızlanıyorum..iyi yayınlar..
Teşekkür ederim .. umarım dinleyebilmişsinizdir.. blogumu da radyo programımı da keşfetmenize sevindim :) ben de sizin blogunuza göz atıcam ilk vakit bulduğumda..
tekrar teşekkürler.. iyi günler..

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…