Skip to main content

Posts

Showing posts from October, 2008

Blowin' in the wind...

Sonunda ! melankolik insanlardan hoşlanan ve onlarla daha iyi geçinebileceğini söyleyen bir adam buldum , Alain De Botton =) cümlenin gelişinden yanlış anlamış olabilirsiniz ama bilmeyenler için 'kınayan bakışlarımla ' kendisinin bir yazar olduğunu söylemek de yarar var . Şöyle diyor 'neşeli bir melankolik olmaktan zarar gelmez..' düşüncesine katılmakla birlikte , etrafımıza baktığımızdagörüyoruz ki aslında çok mutlu olmamızı gerektiren bir durum yok, hatta daha çok oturup ağlamamızı gerektiren olaylar var .. Sanırım Johnny Cash gibi hayatımız boyunca siyah giymeliyiz , zira devamlı yası tutulması gereken şeyler oluyor , görmesek de , duymasak da, ya da görmemezlikten gelsek de . İşte tam bu cümleyle aklıma Bob Dylan ın şarkısı geldi ki , aşağıya eklicem .. Kaç kez başını çevirebilir insan / görmezlikten gelmek için ../

İlginç bir zaman dilimi içindeyim , okulum çok yoğun ve ona ek olarak radyo programım , ispanyolca dersim , ve ders vermeye yeni başladığım biri var .. …

inanç?

Kim derdi ki kanaldan kanala geçerken göz ucuyla baktığım Desperate Housewife dizisi bana günün dersini verecek =) şöyle yazdı dizide , ya da şuna benzer bir şey diyim zira aynısını hatırlayamam .. ' İnanç, kanıtlayamayacağımız şeylere inanmaktır . Bu yüzden bizim için tek olan babamıza inanırız , yatağını bizimle paylaşan eşimize inanırız.. Ama bazen 'şüphe' çıkar gelir ve o zaman inancın yerini endişe doldurur.' üstüne uzun uzun düşünülmeyi hak eden bir paragraf .. dediğim gibi kendisi bir cnbc e dizisinden ..

Güzel şarkı --> Stranger by day - Shades Apart

bu yüzdendir göz kapakları ..

Bugün kampüste yürürken , kaldırım kenarlarındaki toplanmış ve bir yığın halinde duran sararmış yaprak topağına , elimdeki şemsiyeyi golf sopası gibi kullanarak vurmak istedim , bir an gözümüm önünde canlandı yaprakların havalanışı.. Çevremdekiler de kötü kötü bakardı kesin , halbuki bana bir süpürge verseler ben geri süpürürdüm de onları , sabahları okula giderken görüyorum hep , bi amca var , yere düşen sarı yaprakları süpürüyor , bence kesinlikle insanı rahatlatan bir şey .. yani sararmış yaprakları bir köşeye toplamak .. Bugün kurbağalarla deney yaptık . 'inanmıyoruuum öldürdünüz mü hayvanı?' diye sorarsanız eğer şöyle cevap verebilirim. Öldürmedik ama öldürmekten beter ettik . Yani hayvanları koruma derneğinden birileri bizi görse kesin dava falan açardı . Ama şöyle bir ayrıntı var bizim deneyimizi yapabilmemiz için hayvanın ölmemesi gerekiyor , fizyolojik faaliyetleriyle ilgili bir deneydi. Hayvanın bacak derisini kestik , soyarak bedeninden deriyi çıkardık , kasların ar…

Rüzgara meydan okumak isteyen kim ?

Bazen özlemiyor değilim .. bir şeyler tasarlamayı ve ardından çizmeyi .. bir şeylerden kastım kıyafet .. ama uzun zaman oldu çizmeyeli o yüzden elim de tembelleşti . Aslında biraz da bilerek çizmiyorum , odağımı bozmaktan korkuyorum ki zor odaklanabildiğimi de düşünürsek isteyerek çizmemek gibi bir şey oluyor ama tabi o sağa sola amaçsızca atılmış çizgilerin verdiği rahatlıkta arada bir özleniyor .. Bu hayalin içi hayal kırıklıklarıyla dolu olduğu için özellikle çok derin bahsetmiyorum . Yelkenlerin yönünü değiştirmemiz gerektiğini söyler hayat bazen bize biz de elimizden geleni yaparız , o hesap . Rüzgara meydan okumak isteyen kim?

Bu bloga yazmak istediğim bir kaç konu var ama ciddi konular olduğundan biraz daha zaman lazım , ya da geniş bir zaman .. bunlardan biri 'kitap okumak hobi değildir , ihtiyaçtır' bir diğeri 'küresel ısınma ' biri de şu başıma bişey gelmicekse Atatürk ü sevmiyorum muhabbetinden beri aklımda olan konu ' Atatürk ü sevmekle Atatürkçülük ayn…

günlerden soundtrack

Radyodayım , program bitmek üzere ve ben yine benden sonraki soundtrak programında ki şarkıları gözden geçirirken 'bugünün şarkısı' nı seçtim . =)
SoMeBoDy lıKE yOu - Kestin Urban

Ben hep diyorum - hayatımızın soundtrackleri olmalı - çünkü asıl filmler hayatlarımız .. Benim şimdiye kadar soundtrack olarak seçtiğim şarkılar 3 tane . Birincisi ben ağlarken ya da kötüyken ya da umutsuzken yani o tür iç karartıcı sahnelerde fonda çalabilecek REM .den 'Everybody Hurts' , düğün sahnesinde ( ki senaryoda bir düğün sahnesi var mı emin değilim ) Louis Armstrong 'dan La Vie En Rose , ne çok isterdim Edith Piaf ta gelsin =) ve cenaze sahnesinde Rufus tan ' Hallelujah ' Hatta isterdim ki Rufus alsın piyanosunu gelsin cenazeme .. canlı canlı çalsın benim cansızlığımın tersine . Ben yine de duyarım gibi geliyor =) Billie Holiday dan ' i ll be seeing you ' parçasını da sıkıştırmalı bi yere ama nereye.

Birazdan eve dönüp - battaniyenin içine girip Meg Ryan filmi izlem…

günlerden Macbeth ...

Eğer kendimi çok daha iyi hissediyor olsaydım , eğer bu ülke bana daha iyisini hissettiriyor olsaydı , gazete okumaktan bu derece yorulmuş olmasaydım , ve ben de çoğu insan gibi korkmaya başlamasaydım , zamanımıza ve ülkemize en uygun yazının Shakespeare tarafından yazılmış olduğunu düşünmezdim , ve bu derece etkilemezdi belki de .. ama üzgünüm .. sizin gibi..

"Zavallı memleket kendini tanımaktan korkar oldu neredeyse... Yüzü gülmez oldu kimsenin olan biteni bilmeyenden başka . Ahı gökleri tuttu milletin duyan yok . En büyük acılar gündelik kaygılara döndü . Ölüm haberleri geldiği zaman kimin için olduğu sorulmuyor bile . Doğru insanların ömrü çabuk tükeniyor , şapkalarına taktıkları çiçeklerden daha çabuk . Fazla konuşmaya dilim varmıyor ama öyle kötü günler yaşıyoruz ki şimdi ; neden korktuğumuzu bilmeden kuşkular içindeyiz . Azmış kudurmuş bir denizin ortasında sağa sola boşuna yalpa vurup , olduğumuz yerde sayıyor gibiyiz. İşler sarpa sardı mı ya olacağına varır ya da eski du…

...

ikibinsekiiiiiz Nobeeel Edebiyaaat Ödülüüü kısaca La Clezio 'nun oldu ( Fransız ) . Hiç bir kitabını okudun mu derseniz hayır , okumadım , adını da duymadım =( hatta internette yaptığım araştırmada dilimize çevrilmiş bir kitabını da göremedim. Belki de o yüzden bilmiyorum . Biz böyle Nobel'e layık görülen eserleri çevirmeyelim tabi onun yerine 'kitap okumamak' ya da her zaman ki bahaneyle' zaman bulamamak' durumlarına devam edelim . Sonra cahil kalalım . Geri kalalım . Sanki çok ilerlemiş gibi , gittiğimiz yolları da geri dönüyoruz zaten . Evet sinirliyim , sanırım anlaşılıyor . Sinirliyim çünkü , sınıfımda şeriat isteyen bir salak var , başka bir sıfat kullanamam kimse kusura bakmasın . Bu saçmalığı düşünen bi insanın bana yakın - bu kadar yakın olması çok garip geliyor. Ders Adli Biyoloji idi , cinsel suçlar konusunda hoca Polonya örneğini verdi , " cinsel suçtan içeri girenler hadım edilecekmiş" . Biz de aramız da takdir ettik Polonya yı . Tabi bu…

günlerden Nobel ..

Nobel ödüllerine bakıyordum da , tıp alanındaki rahim ağzı kanserine neden olan virüsü bulana , kimya alanında olan hali hazırda bulunmuş florasan proteinlerle ilgili konunun geliştirilmesi üzerine verilmiş. Fizik ödülü ise , verildiği konu hakkında hiç bir fikrim yok =) anladığım kadarıyla sırayla veriliyor ödüller , bir gün biri bir gün biri açıklanıyor . Bense en çok edebiyat ödülünü merak ediyorum . Her ne kadar geçen sene ödülü alan yazarın kitaplarını bi hevesle alıp , henüz okumasam da merak ediyorum . Ve hatta bence kitapçılarda Nobel ödülü almış yazarlar bölümü şeklinde bir bölüm olmalı ve , o yazarların kitapları sadece o bölümde olmalı . Yani benim ilerde bir kitapçı dükkanım olursa böyle yapmayı planlıyorum . Çünkü bu önemli bir şey bence , kriterleri bilmiyorum tabiki. Ayrıca en son edebiyat ödülünü alan yazarın kitabı 'ucuz kitaplar' arasındaydı , iki kitabı (Altın defterler- Doris Lessing ) 2 ytl ye almıştım . Kasada sordum satış yapanlara elimdeki kitabın yazar…

kimse sormadı ...

Eğer bir allahın kulu bana bugüne kadar ' eğer bi kitabın içinde bir gün geçirme şansın olsaydı hangi kitap kahramanını seçerdin ?' diye sorsaydı .. Ona hiç düşünmeden ( .. çünkü önceden düşündüm ) Paul Auster 'ın Yükseklik Korkusu kitabındaki Mr. Vertigo derdim . Ama kimse bana bu soruyu sormadı , o yüzden cevapta hep içimde kaldı , ben de daha fazla içimde tutamayınca , buraya yazdım , rahatladım , şimdi daha iyi hissediyorum =)

ders 1 - hormonlar

Hormonlar ? hormon nedir biliyor musunuz? ne işimize yararlar? burda oturupta biyolojik açıklamasını yapmayacağım tabiki zira biyolojik açıklamayı her yerden bulabilirsiniz.. Kendi dilimde anlatmaya çalışıcam ..
Şöyle ki mesela iki gün önceye kadar , çok asabi bir tavrım vardı , kimseyle görüşmek istemiyordum , yalnız kalmak istiyordum , hem de hayatımın sonuna kadar .. ama bugün öyle değilim gayette herkesi özlediğimi hissediyorum . Tüm arkadaşlarımla konuşmak istiyorum , beni biraz üzenlerle bile.. işte dün öyleyken bugün böyle olmamın sebebi hormonlar . Evet . Ya da sevgilinizi gördüğünüzde kalbinizin hızla çarpması , sinirlendiğiniz de bir yere vurmak istemeniz ve kollarınızın normale oranla daha güçlenmesi , veya bir şeyden korkmanız ve korktuğunuzda normalde çok daha hızlı koşabilmeniz , mesela Bush un böylesine şiddet yanlısı olması ,RTE nin bütün bu yaptıkları yanında vicdanının sızlamaması .. hepsi hepsiii hormonlar sayesinde ya da hormonlar yüzünden ..

Bir örnekle detaya girer…

günlerden Sontag ..

Bazen bir kitapta , ya da bir filmde geçen bir cümle çoğu şeyin kafanızda anlamlanmasını sağlar ya öyle bir şey oldu ..

Not defterlerim .. evt evt .. o kadar çoklar ki..hangisinin ne için olduğunu karıştırmak üzereyim ..

Biri bitmiş durumda zaten alıntılar için kullanılıyordu , filmlerden ve kitaplardan.. ikincisine geçtim . Bir tanesi radyo da konuşabileceğim şeyler hakkında , biri küçük ajanda , günlük gibi , ama bir gün için sadece bir cümleye yetecek kadar yer var , bir defter yolculuklar için .. ve büyük defterler de var tabiki , sadece evde kullanabildiğim ..

Neden mi tutuyorum bunca defteri? ben de bir süredir bu soruya cevap vermeye çalışıyordum aslında , ama benim derdimi çok daha iyi anlatan bir cümleyle karşılaştım .. Şöyle ki


" Dünyayı anlamaya çalışmak abesle iştigaldir , onun yerine dünyayı biriktirmek gerekir "

Susan Sontag- Fotoğraf Üzerine .. Bir de Selçuk Altun var o da biriktirdiklerini kitaplaştırmış - adı Kitap İçin.. ama okumadım eminim , çok iyi ! Ya si…

günlerden değişim ..

:) bugün güzel olsun , ve herşey değişsin ...