Skip to main content

günlerden bayram ...

Bugün bayram , ama ben gitmedim hiç bir yere , gidemedim desek daha doğru olur . Yalnız bir bayram geçiriyorum . Aslında bayramlara karşı özel bi ilgim yoktur , yani herkesin bayramını kutlamak için falan uğraşmam , ama yalnız kalınca nedense biraz üzüldüm .. Evdekilerin bayramlarını falan kutladım .. babaannemle konuştum .. ve babaannem zor duyar , o yüzden verilmesi gerek cevapları ezberlemiş babaannem.. şöyle ki ,
ben - merhaba babannecim
babaanne- iyiyim kızım sen nasılsın
ben - iyiyim babannecim , sen nasılsın?
babaanne - senin de bayramın kutlu olsun , hadi bak babanı veriyorum
:S

güzel güzel giyindim , dışarı çıktım .. elimden gelidğince çok dükkana girdim , çünkü 'iyi bayramlar' demek istedim ve bana da 'iyi bayramlar 'densin .. sonra çiçekçiden saksı çiçeği aldım penceremin önüne koymak için ..
Yarın yurt dışından bir arkadaşım geliyor , kendisiyle ilgilenmem gerek .. ama bu konu hakkın da daha fazla konuşmak istemiyorum , çünkü ileriki günlerde zaten yazarım ..
Peki size bi soru , insan herşeyi önce kendi için mi yapar? Eğer evetse cevap , o zaman hepimiz bencil mi oluyoruz? ya da çıkarcı .. bilmem .. değil heralde .. yani en önemli kişi kendimiz olmalıyız evt . Kendimiz için yapıyoruz önce.. ben bu sonuca çıktım , sizi bilmiyorum .. sagol ablacım .

iyi bayramlar ..

p.s. definitely , maybe adında bir film izledim , tavsiye etmem , sevmedim .

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…