Skip to main content

sizin de canınız yanıyor mu?

Odamdayım , Eskişehir'de..

Kaldığım evin odasında.. gazete okuyorum ..

Dışımda bir dünya var , insanlar .. ülkem.. ülkeler.. ve hatta okyanuslar..

Ben sadece bir noktayım bunların ortasında.. ama o nokta olmazsa , ne okyanuslar oluyor , ne ülkeler , ne de odam ..

Ümit ,dediğine çıkıyorum bende ben varsam herkes var , ben yoksam..


O yüzden ben bugünlerde en çok ben VAR ım ! demek istiyorum . Ben DE VARIM !.


Sizinde canınız sıkılmıyor mu okuduklarınıza ? ve hatta daha da fazlası canınız yanmıyor mu? bir şeyler yapmak isteyipte yine kendinizi otururken bulduğunuzda kendinize kızıp sinirlenmiyor musunuz benim gibi? bugünlerde sinirlenecek o kadar çok şey var ki..

Gülümsememin ucuna bi şey geldi yerleşti , onu farkettim bugün . O hiç de iyi bişey değil . Sanki benim gülümsememi engelleyn bir şey , sanki ben gülümsedikçe batarak canımı atıyor ve bana aslında 'ağlanacak ' durumda olduğumuzu hatırlatıyor..

Son kalede suçlanıyor şimdi , son kaleye de güvenimiz kalmasın isteniyor . Ama işte bu o kadar kolay değil .

Okuyorum ben .. şu anda elimden pek bişey gelmiyor .. gücüm yok belki ,belki ..lazım olan diğer şeyler de yok .. ama her şeyi tüm savaşları bile yöneten bir şey var ben de de..

bir kalp ..

her gün bir parçası daha kopuyor , gitgide kırılıyor .. içimden gülmek gelmiyor , gülsemde artık gülmek bile iyi hissettirmiyor..


ya siz gülebiliyor musunuz?


ya kalbiniz?


sizinde canınız yanıyor mu?
...

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…