Skip to main content

gördüğün ben değilim ..




Nasıl ? olurda dışım içimden bu kadar farklı olur? Yani benim hissettiğimle karşımdakinin düşündüğü , benim yaptığımla karşımdakinin gözlemlediği . Nedir yani bizi bu kadar uzak kılan düşünce bazında.
Ben fotoğraf çekmekten aşırı zevk alıyorken , her gördüğümü bir kareye sığdırmaya çalışıp , her ayrıntıyı bir kadrajda görmek isteyip , deklanşörün sesinden bile bu kadar zevk alabilyorken nasıl fotoğraf hocam benim bu konuya çok ilgisiz olduğumu düşünebilir. Ve üstüne kaşlarını çatıp , deniz sen bu işi ciddiye almıyorsun diyebilir . Yani benim ne hissettiğimin hiç mi önemi yoktur , yapmak isteyip te yapamadıklarımın .. bir makinem olmaması bir kalemde herşeyi sildirebilir mi benim hakkımdaki?
Doğru olan her şeyi tek tek anlatmak mıdır karşıdakine , bunu bu yüzden yapamadım , bu böyle oldu ve evet yeteri kadar param olmadığı için bir makine bile alamıyorum ! Benim bana ait 'zorluklarım ' ı sana söylediğimde ne kalır bende? , zayıf nokta mı biliyorsan o zaman benim ne farkım kalır senden ? Güçsüz hissetmez miyim kendimi ? Doğrusu değil midir anlamaya çalışmak ? Ama üzmeden .. yormadan .. kırmadan ..
Nedir yani bu kadar zor olan , kibar olmak mı ? halden anlamak mı?




ve hiç bir zaman cevabı olmayan sorular birikir kafamın içinde , cevaplar gelmez çünkü .. yoktur aslında..



Belki de bu kadar çok şey paylaşmamalı insanlar , bu kadar yakın olmamalı , aynı bilgisayar oyunlarındaki gibi , karşındakine sen yaklaşırsan ilk darbeyi sen alırsın . Belki de uzak kalmak en iyisi , kimsenin seni anlamasına ihtiyacın olmadan , kimseye derdini anlatmaya çalışmadan ..





Demem o ki , gördüğün ben değilim , içim dışımdan daha iyi...



Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…