Skip to main content

günlerden bugün


yok yok .. burası bi günlük değil sadece durak noktası bi nevi.. benim için yani .
günün şarkısı ---> honey honey grubundan LITTLE TOY GUN ! ... is my little toy gun ! süper şarkı . myspaceleri var dileyene---> http://www.myspace.com/honeyhoneyband
her ne kadar gece bi türlü uyuyamasam da güzel uyandım bugün . bilmiyorum artık duvarlarımı çok ince yapıyorlar yoksa insanlar sözlerini dinlettirmek için gecenin bi saati insanları rahatsız etmiyim falan demeden yüksek sesle mi konuşuyor .hiç bir fikrim yok ama hiç acımam gece çalarım kapılarını uyarmak için dün yaptığım gibi . dün gece bir de sivri sinek vardı içerde , onu yakalama bahanesiyle bir sürü sayfa kitap okudum ama sonra tam olarak kulağımın yanında vızıldayıp geçerek arkamdaki duvara konan sivrisineği bi hışımla öldürdüm . sonra teşekkür ettim . kanı duvarda kaldı sineğin , yastığımın üst tarafında ve öyle uyudum ..
bugünler güzel günler , değerini bilip tadını çıkarmak lazım diye yazıyorum bu durak noktası notlarını , peki niye blog derseniz çünkü her tarafım not defterleri , post -it ler , ve günlükler le dolmuş durumda . artık hangisini ne için kullandığımı şaşırmış durumdayım .
bol bol okursan anlaman gereken çok şey çıkar , anlamak içinde bol bol okursun ve bu döngüye bi kez girersen çıkamazsın . işte ben bu döngüde zaman geçiren biriyim , hayatımın zaman dilimleri incelense , koca pastanın en büyük diliminin okumaya ayrıldığını ve bundan da büyük zevk aldığımı görür insanlar . ben bu konuya nerden geldim şimdi? hımm not defterlerimden.. hangisinin neyle ilgili olduğunu anlatarak laf salatası yapmayacağım burda merak etmeyin .. sadece unutmaktan korkan bi insanım not defterlerim benim kurtarıcım ..
bir de yatağımı toplamadım bugün ama bu şunun farkına varmamı sağladı ben üniversiteye geldiğimden beri her gün sabah kalkarkalkmaz yatağımı topladım hem de anne baskısı olmadan . Evdeyken mesela annem kızardı toplamadığım için toplamazdım yine de ve anneme kalırdı iş. Şİmdi tabi toplamazsam akşam geldiğimde dağınık bulucağım için sabahtan hallediyorum . e demek ki bişeyin yapılması için başa gelmesi gerekiyormuş , başa gelen çekilir atasözüde burdan geliyor zannımca . Ama bu gün bir istisna .. hani bi şarkı vardı 'bırak dağınık kalsın ' işte ona gönderme ..
evet evet güzel bi yaz günü bugün ... odam da yalnızım .. pencerem açık ,ılık ılık esiyor..perde havalanıyor , aklıma Norah Jones un pamuk sesini getiriyor . yazı yazıyorum bi yandan bergamotlu yeşil çayım soğumadan içilmeyi bekliyor ve ben bu ara her şeyin bergamotlu sunu alıyorum .. kokusuna bayılıyorum .. ve fonda çalan şarkı ... söyledim ya .. is my little toy gun !..
evet hala o .. ben de öyle bi potansiyel var bi şarkıyı 3 gün hiç değiştirmeden dinleyebilirim .. bunu yaparken şarkıyı hızla tükettiğimin farkındayım .. işte bu asıl sıkıcı olan şarkıyı tekrar tekrar dinlemek değil .
sonunda okulda da 2 nin üstüne çıktım , özel tekrardan kurtuldum ve sanki benim içinmiş gibi bu yaz ilk defa yaz okulum açıldı , 4 ders almayı planlıyorum .. umarım bi sorun çıkmaz artık normal okul hayatıma geri dönmek istiyorum ,önümde daha 2 sene var .. biyoloji ile ilgili aklımda tek oluşan meslek adli tıp .. her ne kadar beni tanıyan insanlar yapamayacağımı düşünselerde- tanımayan mı demeliydim ? .. böyle ağızını yaya yaya ve dehşet bakışlarıyla "deniiiiiz sen yapamazsıııın , dayanamazsııın seeen . hem korkmazmısııııın ölü insanlar falaaan ? " dedi biri bana , ben de ona gayet donuk - bi ölü gibi , ölü balık belki de- bakışlarla " yooo canlı olanlarından korkarım , ölülerden zarar gelmez " dedim .
Elif Şafak'ın MED-CEZIR isimli kitabını okuyorum bu aralar .. belli başlı konularda ki yazılarının toplanmış hali . yol kitabı olarak almıştım Eskişehir'e gelirken . Bu kadının eski kelimeleri bu kadar iyi kullanabilmesine bayılıyorum ve genç yaşta eski kelimelere bu kadar hakim olmasını kıskanıyorum - itiraf :)
Odamı değiştiricem , salona geçicem .. ablamı bekliyorum . badana olması falan lazım . orası sorun değilde aslında bi yandan da korkuyorum o odaya geçmeye kimler kimler geçti o odadan , bi ben kalmamıştım bana da geldi sıra . hatıralar beni bekliyo sanki orda gizlenmiş yerdeki tahtaların altına , ne zaman ben badanayı yaptırıp onca eşyayı taşıyıp girince odaya çıkıcaklar meydana . kendimi kötü hissettiricekler bana .. hadi hayırlısı .
sabahtan beri soundtrack indiriyorum . bi sürü güzel şarkı buldum . salı günü 6:45 te çalıcam .. dedim ya sabahtan beri bilgisayar başındayım . boyunum ağrıdı.. gitme vakti.
unutmadan -unutuyordum nerdeyse - fotoğraf Başak tan nam-ı diğer Rapunsell 'den . Fotoğrafı görür görmez beğendim . Bak blog sana da söylüyorum bu kız ilerde harika işler yapıcak , demedi deme :)

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar..