Skip to main content

Posts

Showing posts from June, 2008

Berc'e ..

Daha önce de söyledim ben bunu .. beni ilgilendirmiyor demek gibi bir lüksümüz yok bu zamanda artık .. bu yüzden okunur kitaplar gazeteler bolca , bu yüzden öğrenilir ve öğrenildikçe daha çok okunur... sonra..
sonra.. insan anlamaya başlar .. çözümlemeye kafasında belki. kitapta yazılanlar yazıldığı gibi kalmaz , kalmamalı da zaten . Ben de en son Ağrının Derinligini okudum .. Ece'den .. çoğu 'zor' ama 'önemli' konuyu Ece'den öğrendim ben . Çünkü her ne kadar o da bi taraf tutsa da , ve bilsem de bunu o hep tutmadığı tarafın yanından anlatıyor olanı biteni.. ve bu da ben de normal şartlarda olması gereken öfkeyi yaratmıyor.. tersine.. Evet bu yazı senin için .. belki de söylemek istediğim şeyleri sana hitap ederek bu üzüntüden biraz kurtulabilmem için.. Burda adını hiç yazmasamda konunun sen beni anlıyorsun eminim . Çok garip ; bu konuyu , seni , sizi anlamaya çalışmadım hiç çünkü merak etmedim , çok da önemli, görmedim ama şimdi öğreniyorum ki bu sizin için çok…

gördüğün ben değilim ..

Nasıl ? olurda dışım içimden bu kadar farklı olur? Yani benim hissettiğimle karşımdakinin düşündüğü , benim yaptığımla karşımdakinin gözlemlediği . Nedir yani bizi bu kadar uzak kılan düşünce bazında.
Ben fotoğraf çekmekten aşırı zevk alıyorken , her gördüğümü bir kareye sığdırmaya çalışıp , her ayrıntıyı bir kadrajda görmek isteyip , deklanşörün sesinden bile bu kadar zevk alabilyorken nasıl fotoğraf hocam benim bu konuya çok ilgisiz olduğumu düşünebilir. Ve üstüne kaşlarını çatıp , deniz sen bu işi ciddiye almıyorsun diyebilir . Yani benim ne hissettiğimin hiç mi önemi yoktur , yapmak isteyip te yapamadıklarımın .. bir makinem olmaması bir kalemde herşeyi sildirebilir mi benim hakkımdaki?
Doğru olan her şeyi tek tek anlatmak mıdır karşıdakine , bunu bu yüzden yapamadım , bu böyle oldu ve evet yeteri kadar param olmadığı için bir makine bile alamıyorum ! Benim bana ait 'zorluklarım ' ı sana söylediğimde ne kalır bende? , zayıf nokta mı biliyorsan o zaman benim ne farkım kalır…

köklerim ... ?

Köklerim .. beni arayışa geçiren canı sarımsaklı biber kızartması isteyipte yaşadığı şehri özlediğini anlayarak gözleri yaşaran ev arkadaşım . Ben şimdiye kadar 'yaşadığım yere' hiç bu anlamda bi hasret duymadığım için belki de garip geldi bu bana . ve sonrasında arkadaşımın bana 'benim geldiğim yerin geleneklerini yansıtmadığımı ' söyledi.. yani tam olarak cümle bu olmasada aynı kapıya çıkan başka bir cümleydi söylediği. Ve bu da ben de bir iç sorgulamaya neden oldu. Ben de dikiz aynamdan geçmişime baktım , geçmiş 24 seneye.. geçilen yollara , yaşanılan şehirlere , tanışılan insanlara .. şehirlerin , yolların , ve insanların ben de bıraktığı izlere.. Akşehir'de doğdum , 1 yaşında ordan ayrıldığımız için oraya dair hiç birşey hatırlamıyorum . İlk adımlarımı attığım şehir Rize'ydi. Ama o da hayal meyal aklımda .. hatırlayabildiğim en net hatıra , yeşil bir ovada yuvarlanışımdı. Her taraf yeşil . ve evimizi hatırlıyorum bir de . Rize 'den sonra Kastamonu 'd…

bi nevi kullanma kılavuzu !

Hepimizin vardır . mutlaka sizinde.. sevmediğiniz şeyler vardır . hoşlanmadığınız bazen tahammül dahi edemediğiniz , çoğu zaman kalp kırmaya kadar giden şeyler .. durumlar. izninizle benimde var onlardan bi kaç tane , nasıl denir hani tilt olmak , böyle söyleniyorda ilk defa yazamaya çalıştığım için bu kelimeyi doğruluğundan emin değilim .
En sevmediğim ve en çok karşılaştığım durum bana ne yapacağımın söylenilmesidir. İŞte bu beni sinirlendiren şeylerin başında gelir. İlkokulda olmadığım , 3-6 yaş arasında bulunmadığım , gayet sağlıklı olduğum , mantıklı düşünebiliyor olduğum ....için buna hiç gerek yok . Tabi bu konuda 3 kişinin ayrıcalığı var sadece.
ve aslında bu yazıda bahsetmek istediğim daha küçük şeyler .. yani konu şu değil 'ha evet yalan söyleyenleri sevmem , dürüst olmayanları , kaba olanları' falan filan bunlar değil , bunları kimse sevmez zaten . Ben burda daha küçük şeylerden , yada belkide sizin için küçük gözüküp benim için büyük olan şeylerden bahsedicem ..

Sab…

günlerden bugün

yok yok .. burası bi günlük değil sadece durak noktası bi nevi.. benim için yani . günün şarkısı ---> honey honey grubundan LITTLE TOY GUN ! ... is my little toy gun ! süper şarkı . myspaceleri var dileyene---> http://www.myspace.com/honeyhoneyband her ne kadar gece bi türlü uyuyamasam da güzel uyandım bugün . bilmiyorum artık duvarlarımı çok ince yapıyorlar yoksa insanlar sözlerini dinlettirmek için gecenin bi saati insanları rahatsız etmiyim falan demeden yüksek sesle mi konuşuyor .hiç bir fikrim yok ama hiç acımam gece çalarım kapılarını uyarmak için dün yaptığım gibi . dün gece bir de sivri sinek vardı içerde , onu yakalama bahanesiyle bir sürü sayfa kitap okudum ama sonra tam olarak kulağımın yanında vızıldayıp geçerek arkamdaki duvara konan sivrisineği bi hışımla öldürdüm . sonra teşekkür ettim . kanı duvarda kaldı sineğin , yastığımın üst tarafında ve öyle uyudum .. bugünler güzel günler , değerini bilip tadını çıkarmak lazım diye yazıyorum bu durak noktası notlarını , pek…

gitmek istiyorum Taj Mahal'e..

gitmek istiyorum ...
üstümdeki tek ağırlık sırtımda ki sırt çantam , boynumda asılı fotoğraf makinem olsun .
ayağımda rahat bi ayakkabı .
kulağımda kulaklık , içinde binbir şarkı .
yürümek istiyorum , uzaklara , yürüyerek gitmek ..
aptal ve sıkıcı düşüncelerimi yanından geçtiğim her çöplükte biraz biraz bırakarak ..
beni acıtan ama elimden birşey gelmeyen duygularımı her adımda unutarak..
uzaklara gitmek istiyorum , eskiyi unutmak yeniyle tanışmak için ..
yeni insanlar görüp , yeni kültürler tanıyıp onları anlamaya çalışmak için ..

..
ve sonunda Hindistan 'a varırım ..
O efsanevi Taj Mahal 'in tam karşısında durup biraz seyrederim ..
kulaklıkta Nitin Sawhney 'den 'songbird' çalar..
fotoğraf makinemi çantasından çıkarıp , TAJ MAHAL 'e doğrulturum , o efsanevi yapıyı kendi kadrajıma alıp deklanşöre basarım ki o zaman o ses her zamankinden daha çok zevk verir bana eminim ..
..
ve yoluma devam ederim
yürür giderim yeni Taj Mahal'ler görmeye..
--
işte bu yüzden sadece gi…