Skip to main content
Bugün yine soran gözlerle bana bakıyordu . Gözümü açar açmaz karşımdaydı yine ve hayatımın gidişatından hiç memnun olmayan gözlerini dikmişti üstüme ,soru yöneltmesine bile gerek yoktu zira gözleri konuşuyordu , diyordu ki “??????????????????????”
Ama benim verecek bir cevabım yoktu , ama bir cevabım olması gerekirdi ona verecek. Ondan başkası sorsaydı bana bu soruyu cevaplamak zorunda hissetmezdim kendimi , ama o soruyordu . Yüzüme iki kere su çarptım , kendime gelmek için , tekrar baktım ona , sular gözünün içine kaçmıştı , onlarda daha sonra yine dışarı akacaktı . Gözler-im-in içindeki soru işaretleri geçici bir süre boğuldular dalgaların içinde , evet geçici bir süre , çünkü soru işaretleri ölmezler ,sadece büyürler.
Hazırlanmaya başladım . Sular içinde yüzen soru işaretleri dolu gözüme koyu renk bir rimel sürdüm . ve makyajım bitti. Üstüme çok severek aldığım kahverengi tshirtümü , kahverengi hırkamı , kahverengi pantolunumu giydim .Çillerimle ve bal rengi gözlerimle uyum içinde olan uzun, dalgalı , kahverengi saçlarımı ördüm ve kahverengi bir tokayla tutturdum . Renksiz hayatımı renkli bir alemdeymiş gibi gösterme çabası içinde olmadığımdan evden çıkarken ayağıma giydiğim çizmelerimde tam olarak tahmin ettiğiniz renkteydi.

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…