Skip to main content

öjeni/öfeni


İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin üremelerini kısıtlamak gibi…
Örneğin ,Nazi Almanyası’n da üstün bir ırka ulaşma kavramı 19. yüzyılda beliren öjeni nin bir uzantısıdır, ve öjeniyi destekleyen politikalar bireysel insan haklarını ihlal etmiştir , özgürleşmeyi durdurmuştur. Bilimsel olarak çok da önemli olmayan bu düşünce kitlesel ölümlere yol açmıştır. Fakat başta da dediğim gibi , kavramlar düşündükçe ve düşünen insana göre boyut değiştirir , buna istinaden ; genetikçiler öjeniyi ve getirdiklerini sorguladıkça öfeni (euphenics)terimine ulaşmışlardır , yani kusurlu genlerin etkisini azaltmak üzere tasarlanmış tıbbi müdahale , bu da insanların özgürleşmesinde büyük bir adım olmuştur.
Kısacası düşünmek ve bir adım ötesi olan sorgulamak insan oğlu için elzem bir ihtiyaçtır . Verilen örnekte olduğu gibi bazen düşüncelerin uzantıları bizi farklı sonuçlara götürür. İşte bu yüzden düşünmek ve sorgulamak ile özgürleşme arasında doğru orantılı bir bağ olduğunu söylemek yanlış olur.
Sonuçta ; özgürleşmek hiçbir zaman ulaşamayacağımız bir vizyondur , yaptığımız sorgulamalar bizi ona yaklaştırdığı gibi uzaklaştıradabilir.


not: fotoğraf bana ait değildir.

Comments

muammerokumus said…
ha ha ha, "özgürleşmek hiçbir zaman ulaşamayacağımız bir vizyondur , yaptığımız sorgulamalar bizi ona yaklaştırdığı gibi uzaklaştıradabilir." kapanış cümlesi son derece yerine olmuş. Özgürlük uzun uzun üzerinde konuşulmuş ve hala konuşulması gereken bir kavram. Ancak ben "düşünme arzu et sade bak böcekler de öyle yapıyor"(Orhan Veli) sözü ile özgürlüğe ulaşılabilir bir başlangıç yapılabileceğini biliyorum.

Özgürlük adına teşekkürler sevgili yazar.

not : bu yazını okumak için gözlerimi kıstım. Siyah background sanıyorum okumayı güçleştirebiliyor artık benim için:)
ben burda biraz bilimsel açıdan yaklaşmıştım =) ama siz derseniz ki sana özgürlüğü hatırlatan cümle veya şiir vb.. nedir? benimki Nazım'dan ..

"yaşamak şakaya gelmez , büyük bi ciddiyetle yaşayacaksın!
bir sincap gibi mesela :)
yani yaşamanın dışında ve ötesinde başka hiç bir şey beklemeden"

iyi günler..

Popular posts from this blog

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

günlerden bugün

yok yok .. burası bi günlük değil sadece durak noktası bi nevi.. benim için yani . günün şarkısı ---> honey honey grubundan LITTLE TOY GUN ! ... is my little toy gun ! süper şarkı . myspaceleri var dileyene---> http://www.myspace.com/honeyhoneyband her ne kadar gece bi türlü uyuyamasam da güzel uyandım bugün . bilmiyorum artık duvarlarımı çok ince yapıyorlar yoksa insanlar sözlerini dinlettirmek için gecenin bi saati insanları rahatsız etmiyim falan demeden yüksek sesle mi konuşuyor .hiç bir fikrim yok ama hiç acımam gece çalarım kapılarını uyarmak için dün yaptığım gibi . dün gece bir de sivri sinek vardı içerde , onu yakalama bahanesiyle bir sürü sayfa kitap okudum ama sonra tam olarak kulağımın yanında vızıldayıp geçerek arkamdaki duvara konan sivrisineği bi hışımla öldürdüm . sonra teşekkür ettim . kanı duvarda kaldı sineğin , yastığımın üst tarafında ve öyle uyudum .. bugünler güzel günler , değerini bilip tadını çıkarmak lazım diye yazıyorum bu durak noktası notlarını , pek…