Saturday, March 29, 2008

inmek istediğim çocukluğum (6)


Bölüm _ 6 : Elma -armut-kelmahmut meyvesi ve dondurmadan çıkarılan ders

Bir de çocuksunuz ya aklınız herşeye ermez ya o yüzden bu da büyüklere sizi kandırma rahatlığı verir .Herşeyi sizi kandırarak halledebileceklerini düşünürler. Size birşey yaptırmak için , bi yere götürmek için , bi yerden getirmek için.. yani sizi ikna etmek için sizi kandırırlar aslında bildiğiniz yalan söylerlerde yok ama hiç olur mu ona yalan denmez , büyükler hiç yalan söyler mi cık cık cık . Neyse sonuçta o anlardan birinden bahsedicem , babamın beni kandırmaya çalıştığı bir andan. Hayır benim babamda normal bir konuda kandırmamış ki beni. Konu şu ; nerden açıldı bilmiyorum ama hani 'elma armut kelmahmut' diye bir şey vardır ya tekerleme gibi . Benim babam bi gün pazara giderken meyve olarak ne istersin dedi bana sonra ardından 'elma armut kelmahmut ' istermisin dedi. Ben de o an böyle dondum kaldım , aa öyle bi meyve mi vardı diye .Al dedim ben de tabi merak uyandırdı ya içimde , görmem lazım o uzun isimli meyveyi. Neyse annemler gitti ,ben evde oturdum beklemeye başladım dönüşlerini. Döndüler geldiler, ikiside torbaları yere bıraktı içeri geçti , ben torbaların içini aramaya başladım , bulamıyorum tabi , hayır zaten neyi aradığımıda bilmiyorum ki adı elma armut kelmahmut olan bişey ama nasıl birşey bilmiyorum hiç görmemişim zira daha bugün öyle birşeyin meyve olduğunu öğrenmişim . Ben de gittim salona babama sordum "nerde?" babam ; "ne , nerde kızım ?" "elma armut kelmahmut nerde babacım ?" çok net hatırlıyorum o anı evin bütün bireyleri bana gülüyordu . Yine kandırılmıştım . Bu büyükler ne istiyordu benden ? büyüyünce anlayacaktım .

:)


Ama şimdi burda babamın üstüne yüklenmiş gibi oldu , öyle olmasın diye babamı takdir ettiğim bir anıyı anlatıcam . Bilirsiniz çocukların en çok sevdiği yiyeceklerden biri dondurmadır , çünkü niyet yemek değildir , oyun oynamaktır , erir , akar üstün başın batar , işte bildiğin oyun .Çikolata ver mesela onu da ağzına yüzüne bulaştırır çünkü amaç , yemek değildir amaç oyundur , ne o öyle ne sıkıcı yemek yemek , halbuki çocuk bulmuş hayatı eğlenceli hale getirmenin yolunu , tadını çıkarıyor , bırak çıkarsın. Adam gibi cümle kurabilse şyle diyecek " herşeyi takma kafana , bak bana , ne güzel eğleniyorum , kırıyorum ,döküyorum , altıma yapıyorum bi de üstüne gülüyorum " :) . Neyse biz dondurmalı anımıza dönersek , hani dondurmacılar dondurma alırken kaç top diye sorarlar ya bi gün ben 10 top dedim , o soruya , boyumdan büyük cevap verdiğimin farkındaydım ama dönüşü olmayan bi cevaptı . Dondurmacı bile böyle bakakalmıştı 10 top deyince. Sonra adam babama baktı ben de babama bakıyorum tabi , babamın üzerinde bi baskı oluşturduk . Sonra babam "tamam" dedi "ver sen 10 toplu bir dondurma" . Dondurmacı hazırlamaya başladı , 1.külah uzerine 1.top ..3.top...6.top... 10 a tamamlayamamış olabilir zira düşmek üzereydi , üstüne bir tane daha külah koydu ve bana verdi . Ben tabi aldım 'iki külahlı tahminen 7 toplu dondurma'yı , bakıyorum böyle dondurmaya , ama yiyemiyorum tabi çünkü kıpırdasam düşecek . Başladım cebelleşmeye , resmen savaş verdim dondurmayla ve doğru düzgün birşey yiyemedim sonuçta. ve şu dersi çıkardım kendime "çok dondurma aslında az dondurmadır." babacım mesaj alınmıştır .

No comments:

Camdan mezbahalar *

Bu yazıda hayvanlara yapılan işkencelerin videosunu neden izlemediğinizi ve neden izlemeniz gerektiğini yazıcam. " Kaz tüyünün n...