Skip to main content

inmek istediğim çocukluğum (1)

Bölüm _1 : Dişçi korkum

Çocukluğuma inmek zorunda olmayan bir psikoloğum var , hayır , hayır o benim sadece arkadaşım . Ama aynı zaman da psikolog neyse konumuz bu değil.

Konumuz inmek zorunda olduğum çocukluğum .

Öncelikle şunu söylemem gerek ki 'çocukluk' hakkında yazı yazmak ciddi anlamda zorluyor insanı , zira hem hatırlamaya çalışıyorsun olanları , hem de olanlara artık çocuk gözüyle değil de şimdiki gözünle bakıyorsun .

İşte tam da bu yüzden , bu iş bana zor gelse de vazgeçmem için bi neden değil.



ve yine eklemem gerekirse anlattıklarımda belli bir tarih sırası olmayacak , bi sıra olacaksa da bu sadece anıların beynimde canlandığı sıra olabilir :)


Çocukken en büyük sorunum dişlerimdi kesinlikle, hep te çürük olurdu , ve çürüklerin hiçbir geri dönüşü yoktu . Yani şu an varmı yine bilmiyorum ama o dönem hiçbir diş macunu çürüğü temizlemiyordu . Bi süre sonra annem dişimdeki çürüğü farkeder babama söylerdi ben de anneme "anneee niye söylediiiin " derdim , ve yine dişçi korkusu o an içime çökerdi. Hala dişlerimi 'dişçiden' kurtarabileceğim düşüncesiyle banyoya koşar , elime fırçayı alır , üstüne macunu doldurur, fırçalamaya başlardım , ta ki dişetlerim kanayana kadar , bi heves yıkardım ağzımı , çürükler aynı yerde dururdu. Bu demekti ki yine babamın elinden tutup dişçiye gitmek durumundaydım . Bir keresinde de sınıf öğretmenim farketmişti dişimdeki apseyi , ve hemen babamı aramıştı ,neydi bütün bu milletin benim ağzımla sorunu hiç anlayamazdım . Öğretmenim bana dişime ne olduğunu -neden şiştiğini -sorunca aklıma ilk gelen yalanı söyledim , " o dişimden dolayı değil öğreetmeeniim , ben böyle duruyodum okulun bahçesinde , arkadaşım bir taş attı , ağzımın içine girdi , yanağıma çarptı , o yüzden şişti . çok kötü bi yalancıymışım ki zaten bunun bir kaç örneği ilerde var..

Sonuçta yendim dişçi fobimi :) .. dişçiye gitmenin tek sevdiğim yanıysa operasyon bittikten sonra eve dönüştü. Bir savaştan daha yenilmeden çıkmıştım .


Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

günlerden bugün

yok yok .. burası bi günlük değil sadece durak noktası bi nevi.. benim için yani . günün şarkısı ---> honey honey grubundan LITTLE TOY GUN ! ... is my little toy gun ! süper şarkı . myspaceleri var dileyene---> http://www.myspace.com/honeyhoneyband her ne kadar gece bi türlü uyuyamasam da güzel uyandım bugün . bilmiyorum artık duvarlarımı çok ince yapıyorlar yoksa insanlar sözlerini dinlettirmek için gecenin bi saati insanları rahatsız etmiyim falan demeden yüksek sesle mi konuşuyor .hiç bir fikrim yok ama hiç acımam gece çalarım kapılarını uyarmak için dün yaptığım gibi . dün gece bir de sivri sinek vardı içerde , onu yakalama bahanesiyle bir sürü sayfa kitap okudum ama sonra tam olarak kulağımın yanında vızıldayıp geçerek arkamdaki duvara konan sivrisineği bi hışımla öldürdüm . sonra teşekkür ettim . kanı duvarda kaldı sineğin , yastığımın üst tarafında ve öyle uyudum .. bugünler güzel günler , değerini bilip tadını çıkarmak lazım diye yazıyorum bu durak noktası notlarını , pek…