Skip to main content

bir süre kitap yayımlamak yasak olsun ...

evet , doğru duydunuz , bir süre kimse kitap yazmasın , ya da yayımlamasın , bekletsin , şöyle bi kaç sene ki yetişebiliyim ben de .
okunması gereken çok fazla kitap var , belki okuması gereken değil de okumak istediğimde çok fazla kitap var , iki kez hatta 3 kez okumak istediğim kitaplar var , altını üstünü çize çize , not ala ala , yavaş yavaş okumak istediklerim , beğendiğim yazarların diğer bütün kitaplarını da okumak istiyorum .. ama bu bi çılgınlık ,bu 'kitap kurdu ' nu falan da geçti..
Dostoyevski 'nin sadece Suç ve Ceza 'sını okuyan bi insan Dostoyevski okudum diyemez bence o yüzden ben de demiyorum , Anne Karenina yı merak ediyorum mesela bir de Madam Bovary 'i , Elif şafak'ın tüm kitaplarını okudum evet ama bir kitabı kaldı geriye şehrin aynaları onu da okumam lazım , yeni aldıgım Ece Temelkuran kitapları beni bekliyor , köşe yazılarını birleştirdiği kitaplar , onları okuyup bi yandan gazetede ki yazılarını da takip etmek istiyorum , onun gibi yazmak isterdim , ve evet Paul Auster , o adamın anlatmak istediklerini tam olarak anladığımı düşünmesem de seviyorum kitaplarını , en çok da Yükseklik Korkusu'nu bi zaman bulsam da okusam tekrar , bir de NY üçlemesi çok karışıktı , bi daha okumak lazım . Sonra Vedat Türkali , bir kitabını okudum ama hayran oldum üslubuna , o iç sesler kahramanlara daha yakın hissettirdi beni , kendimi hangisinin yerine koymam gerektiğini şaşırdım , ve uzun zamandır bovarizm duygusunu bu denli iyi yaşatan bi kitap okumamıştım , araştırma-inceleme kitapları var tabi daha beni bekleyen , 'Ama hangi Atatürk ' var , 'laiklik ve irtica' var , 'değişen rejim Kemalizim ' var , var oğlu var. Onları dışarı da da okumak zor oluyor , heryerde bi roman okurum da araştırma kitabı heryerde okunmazki elinin altında bi kağıt bi kalem olmalı . Bu arada Amin Maalouf okumayı da özledim , okumadığım librettolarından birini , ve Semerkantı merak ediyorum . Marquez'in Kolera Günlerinde Aşk kitabını tekrar okumak istiyorum , ve yüzyıllık yalnızlığı 3. deniyişimde artık okuyabilmek güzel olurdu... Tek Adam serisinden sonra ikinci adama gecmem gerekirken uzuun bir ara verdim , okuma zamanı geldi de geçti . Küçüklükten hatırladığım bi amca var , Hakkari'de orduevinde dans edişini hatırlıyorum :) Osman Pamukoğlu , 'unutulanlar dışında yeni bir şey yok'..
ve imzalı kitaplar , bir kitabı okumak istemesenizde eğer kitabın yazarı sizin için sizin adınıza kitabını imzalayıp size verirse ona karşı gönül borcu hissedersiniz , ve o kitap kitaplıktan size gözünü dikip bakar , ben de de var öyle bir kitap Doğan Cüceloğlu'ndan..ve genelde bölümümle alakalı olan Tübitak kitapları da ilgimi çeker , onlarda beni bekler raflarda.. anayasada insanın elinin altında olmalı , periyodik zamanlarda okunmalı . Tarihi kitaplar daha fazla 'tarihi' olmadan okunması 'gerekenler' arasında sonra elimde koca bi liste ölmeden önce okunması gereken 100 kitap -okumazsanız gözünüz açık gidersiniz demek istiyor sanırım - . ayrıca sevdiğim yazarların köşe yazıları .. her gün .. günlük gazeteler.. aylık dergiler .. haftalık K .. ve bunun üzerine her hafta yeni çıkan kitaplar , işte bu yüzden , yetişebilmem için :) bi mola istiyorum yayınevlerinden , yazarlardan , bi süre yazmayın . bir de arada nefes almak lazım .

Comments

Popular posts from this blog

öjeni/öfeni

İnsan düşündükçe , baktığı açıyı genişletip sorguladıkça olaylar ve hatta gerçekler şekil değiştirir.
Ama düşünmek bile özgürlük gerektirir , özgürlük ise hayatımızın sınırlarını istediğimiz yere koyma halidir.Başta söylediğim gibi düşündükçe ve sorguladıkça şekil değiştiren kavramlardan biri de özgürlüktür. Bunu geniş bir örnekle anlatmak gerekirse, 19 . yüzyıl sonlarına doğru bir biyologun( Francis Galton ) düşünce sisteminden ‘öjeni’(eugenics) terimi ortaya çıkmıştır , Galton’a göre insanın bir çok özelliğine ait kalıtımının kontrol edilebilir ve yapay bir seçilime gidilebilir bunu sonucunda daha kaliteli veya kusursuz insanlar elde edilmiş olur. Kısaca anlamı ; anlamı kusursuz insan veya kusursuz insan geliştirme halidir. Öjeninin de iki yönü vardır , pozitif ve negatif .Pozitif öjeniye göre kusursuzluk insanı daha özgür kılabilir , sınırlarını genişletebilir, özgürleşme adına bi adım olabilir , ama negatif öjeni insanların elinden haklarını almaktadır , tercih edilmeyen bireylerin…

Kuytu

Üstüne methiyeler düzebileceğim, ya da akşamdan sabaha kadar uzun uzun bakabileceğim, ya da karın soğuğunu hissedebilecek kadar içine girebileceğim bir fotoğraf bu. Doğanın güzelliği, vahşiliğin içinde bile var olabilecek saflığı, uykunun verdiği huzuru, yalnızlığın sessizliği.. belki de hiç biri. Bilmiyorum. Tek bildiğim gördüğüm fotoğraf bir kediye ait.. üzerine kar yağıyor.. 'kuytu' diye bir şey yok.. sadece bir kedi ve kar.. 

Taşıdıkları şeyler

Eğer sabah kalktığınızda, yaşadığınız apartmanın arka duvarının delik deşik olmasını ve gecenin bir kısmını duyduğunuz silah seslerinin ardından girdiğiniz dolapta geçirmeyi savaştan sayıyorsanız, evet, ben bir savaşın içinden geçtim.
Savaşları sevmem. Savaş filmlerini severim. Bununla birlikte ilk kez savaşla ilgili bir kitap okudum; Taşıdıkları şeyler, Tim O'BRIEN
"Üsteğmen Jimmy Cross, New Jersey'deki Mount Sebastian Koleji'nin birinci sınıfında okuyan Martha adlı bir kızın gönderdiği mektupları taşırdı. Bazen zarfın kapağını yalardı, Martha'nın dilinin oraya değdiğini bilerek."

"(...) kendini savaşa, onları bekleyen bütün tehlikelere odaklanmaya zorladı, fakat aşk çok fazla geliyor, felç ediyordu onu. Martha'nın akciğerlerinde uyumak, onun kanını solumak ve avutulmak istiyordu. Bakire olmasını hem istiyor, hem istemiyordu. Onu tanımak istiyordu. Mahrem sırlarını öğrenmek: Neden şiir? Neden bu kadar hüzün? Gözlerindeki grilik neden?"…